(765 S. K. m. 31) (1412 S. K. m. 318)
Dava: Toplu silah kaçakçılığı suçundan sanıklar Mehmet Öncel, Yusuf Tokay'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma, TCK. nun 31. maddesi gereğince müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına, aynı yasanın 33. maddesi gereğince hapis hallerinin sona ermesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına dair Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 16.9.2004 gün ve 561 esas, 145 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca CMUK. nun 318. maddesi gereğince sanıklar tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığının 1.11.2004 günlü onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Mehmet Öncel'in 25.8.2003 tarihli ifade tutanağında gelişiminin tutanak düzenleyicileri tarafından takip edildiği şeklinde sorular sorulduğu ve tutanağın buna göre düzenlendiği, ancak tutanak düzenleyicilerinden olayı görüp görmedikleri ve gördülerse buna ilişkin bilgilerin sorulmadığı anlaşıldığından, bu ifade ve tutanakta adı geçenlerin bu yönde beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeksizin eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.02.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Kızıltepe İlçesi Turgut Özal Mahallesinde oturan sanık Mehmet Öncel'in, olay tarihinde Nusaybin İlçesi, Zeynel Abidin Mahallesinde ikamet eden diğer sanık Yusuf Tokay'ı telefonla arayarak Silopi'ye gezmeye gideceklerini ve bunun için araç bulmasını istediği, sanıkların savunmaları ile 24.8.2003 tarihli tutanaktan anlaşılmaktadır.
Nusaybin ilçe merkezinde buluştuktan sonra, sanık Yusuf Tokay'ın bir arkadaşından, düğüne gideceğiz açıklaması ile 35 AZD 53 plakalı aracı kiralamasını müteakiben yola çıkan sanıklar silahları teslim aldıktan sonra Silopi ilçesi Cudi Dinlenme Tesisleri'nden itibaren güvenlik güçlerinin takibi altında olduklarından Cizre ilçesi girişinde bulunan Nercüş Köprüsünde silahlarla birlikte yakalanmışlardır.
Olayı, başlangıcından, sanıkların yakalanmasına değin güvenlik güçlerine bildiren haber elemanı, 16.12.2003 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere hayatının tehlikeye gireceğini bildirerek tanıklık yapmadığı görülmekte ise de, yine dosyada bulunan ve Cizre Merkez Jandarma Karakol Komutanı (Sıra No: 13) tarafından imzalanmış bulunan Fezleke içeriğine göre sanıklarla irtibatının bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
Sanık Mehmet Öncel, Yusuf Tokay'la buluşmak için telefon kullanmaktadır; telefon konuşmalarında gezmeye gideceklerini söylemesi doğaldır; gizlilik kurallarına uymaktadır. Öte yandan diğer sanık Yusuf Tokay da aracı kiralarken düğüne gideceğini söylemek suretiyle adeta lehe kanıt oluşturmaya çalışmaktadır. Aracı kiralayan kişinin, 48 adet ruhsatsız silahı, stepne yerinde gizlemiş olarak teslim etmiş olabileceğinin düşünülmesi hayatın olağan akışı içinde mümkün değildir.
Kendi anlatımına göre ekonomik sıkıntı içinde olan Mehmet Öncel'in gezme önerisinin de dosya içeriğine uygun düşmediği, yol üzerinde bekledikleri, silahları teslim aldıktan sonra bu kez Cizre istikametine doğru yola çıktıkları, baştan itibaren birlikte hareket eden sanıklardan Yusuf Tokay'ın olaydan bilgisinin olmadığını kabul edebilmek imkanı bulunmamaktadır.
25.8.2003 tarihli soru-cevap biçimindeki tutanak müdafiiler huzurunda tutulmuş, hatta müdafiilerin müdahaleleri sonucu sanık Mehmet Öncel'den bir sorunun yanıtı dahi alınamamıştır. Kaldı ki ifadeyi alan ile hazır bulunan görevliler de talimat mahkemesindeki anlatımlarında tutanak içeriğini doğrulamışlardır. Diğer taraftan 48 adet silahın poşet içinde, ağırlığıyla, hacmiyle öyle kolayca gizlenebilecek durumda olmadığı da açıktır; sanık Yusuf Tokay'ın bu nedenlerle de savunmasına itibar edilebilmesi olanaksızdır.
Haber-elemanının, sanıkların kimliklerini, adreslerini, araç plakasını, silahların miktarını, göndericiyi ve ülkeyi bu denli ayrıntılı bildirmiş bulunması ve bu bağlamda da dosya içeriği karşısında kararın onanması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluğun eksik incelemeye dayalı olarak bozma düşüncesine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy