(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şartlı tehdit suçlarından sanıklar Sebahattin Selim Delici, Erol Akman, Sedat Sönmez'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şartlı tehdit suçlarından beraatlerine, sanık Erol Akman'ın mağdur Temel Kara'ya karşı şartlı tehdit suçundan hükümlülüğüne dair Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.9.2004 gün ve 153 esas, 182 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 5.12.2004 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: 1- Sanık Erol Akman'ın mağdur Temel Kara'ya karşı şartlı tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin olarak; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanıkların tehdit ve hile ile mağduru arabaya bindirip, Alaplı Akçakoca yolu üzerinde ormanlık bir alana götürdükleri, bu arada babası Temel'e ulaştırılması için oğlunun öldürüleceği biçiminde tehdit telefonları edildiği, sanık Erol'un ekmek ve bardak almak için ayrılması, diğer sanıklar Sebahattin ve Sedat'ın denize gitmelerini fırsat bilen mağdurun olay yerinden kaçarak yolda rastladığı trafik polislerine sığındığı, sanıkların birkaç saat ormanlık alanda mağduru alıkoydukları anlaşılmasına karşın, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı biçimde beraatlerine karar verilmesi,
Buna göre de; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve yerel C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy