(5237 S. K. m. 7, 197) (765 S. K. m. 316) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Parada sahtecilik suçundan sanıklar Sadi Yıldız, Kamil Hünerci'nin yapılan yargılanmaları sonunda; beraatlerine ve zoralıma dair Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.4.2004 gün ve 174 esas, 183 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 14.12.2004 günü daireye gönderilmekle incelendi.
Karar: Oluşa ve dosya içeriğine göre sanık Sadi Yıldız'ın, sahte olduğunu bildiği suça konu paraları sanık Kamil Hünerci'ye verdiği, sanık Kamil Hünerci'nin de mağdur Şerafettin Çelebi'nin dükkanına giderek sahte 20 milyon lira verip biraz meyve ve üzeri 12 milyon 500 bin lirayı aldığı, akabinde mağdur Alişan Dicel'in dükkanına girip bir paket sigara alıp yine sahte 20 milyon lira verip parasının üzerini aldığı, fakat Alişan Dicel'in paranın sahte olduğunu fark etmesiyle dükkandan çıkmadan itiraz etmeksizin verdiği sahte 20 milyon lirayı geri alıp, aldığı sigara parasını cebindeki gerçek paradan verdiği, cebinde bulunan diğer sahte 20 milyon liralardan biriyle ödeme yapmayı tercih etmediği, mağdur Şerafettin Çelebi, mağdur Alişan Dicel'in uyarmasıyla, sanık Kamil Hünerci tarafından verilen 20 milyon liranın sahte olduğunu anlayıp, sanığın peşinden gittiği ve sanık Kamil Hünerci'nin kolluk tarafından yakalanmasıyla üzerinde mağdur Şerafettin Çelebi'ye verdiği sahte 20 milyon lira dışında 12 adet daha sahte 20 milyon lira çıktığı, bu şekilde sanık Sadi Yıldız ve sanık Kamil Hünerci'nin sahte 20 milyon liraları alışveriş yoluyla piyasaya sürerek atılı suçu işlediklerine dair yeterli kanıt bulunduğu gözetilmeksizin, dosya içeriğine uymayan ve sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik oluşa uygun düşmeyen savunmalarına itibar edilerek mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Buna göre de;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıkların hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş yerel C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy