(1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 201/A, 313)
Dava: Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmaktan sanıklar E. Erdihan, M. Azman, A. Bilen'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma dair İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.5.2003 gün ve 297 esas, 149 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olup, CMUK. nun 318. maddesi gereğince sanıklar E. Erdihan, M. Azman vekilleri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Başsavcılığının 9.1.2004 günlü onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek sanıklar E. Erdihan, M. Azman ile vekillerine tebligat çıkarılmıştır. Yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve vekille de temsil edilmeyen sanık E. Erdihan hakkındaki incelemenin duruşmasız, diğer sanık M. Azman hakkındaki incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilip gereği düşünüldü.
Karar: Sanık M. Azman hakkında duruşmalı, sanıklar E. Erdihan ve A. Bilen hakkında duruşmasız yapılan temyiz incelemesinde;
1- Sanıkların teşekkül oluşturarak göçmen kaçakçılığı yaptıkları Can-4 isimli teknede yapılan aramada, sanık E. Erdihan'ın yola çıkmadan önce verdiği ve haklarındaki mahkumiyet hükmü temyiz edilmeyen sanıklar İ. H. Kalenderoğlu ile H. Coşkun'un sakladığı iki adet ruhsatsız tabancanın ele geçmiş olması karşısında, sanıklar hakkında TCK. nun 313/3. madde ve fıkrasının uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanıklar E. Erdihan, A. Bilen ve haklarındaki mahkumiyet hükmü temyiz edilmeyen sanıklar İ. H. Kalenderoğlu ve H. Coşkun'un tam bir organizasyon ve işbirliği içinde yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen yabancı uyruklu kişileri ücret karşılığı deniz yoluyla Yunanistan'a götürmek üzere örgütlendikleri, bu amaçla İstanbul'dan alınan 44 göçmeni tekne ile götürmek üzere yola çıktıkları, göçmenlerle aralarında çıkan sorunlar nedeniyle teknenin arızalanmasına sebebiyet vererek yabancı uyruklu bu kişileri Karaburun ilçesinde bir koya bıraktıktan sonra yakalandıkları anlaşılmakla, eylemlerinin TCK. nun 313. maddesi kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanıklar E. Erdihan ve A. Bilen vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu sanıklar hakkındaki hükmün istem gibi oyçokluğuyla ONANMASINA,
2- Vekilinin, sanık M. Azman hakkında kurulan hükme yönelik temyizine gelince;
Sanığın, sanık E. Erdihan liderliğinde göçmen kaçakçılığı yapmak üzere oluşturulan teşekkülde yer aldığına ve suçta kullanılan tekneyi göçmen kaçaklığında kullanılacağını bilerek kiraladığına ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gibi, dosyaya ibraz edilen teknenin kiralanmasına ilişkin belgenin de aksinin ispatlanamamış olması karşısında, beraatı yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık M. Azman vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03.05.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
TCK. nun 313.maddesinde tanımı yapılan cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçunun oluşumunda, gerek doktrinde, gerekse uygulamada, teşekkülün birden çok cürüm işlemek için kurulması, hiyerarşik bir yapı içerisinde, sürekli, disiplinli, tam bir dayanışma ve işbirliğinin gerçekleşilmesinin öngörülmesi karşısında, olayımızda aksi de kanıtlanmayan tek bir cürüm işlemek için irade birliğinde olan sanıklar E. Erdihan ve A. Bilen'in haklarındaki mahkumiyet hükmü temyiz edilmeyen sanıklarla kasıt ve düşünce ortaklığında birleşmelerinin TCK. nun 313. maddesindeki suçu oluşturmayacağı düşüncesi ile çoğunluğun adı geçen sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmamaktayım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy