(765 S. K. m. 180/1, 456/2)
Dava: Kasten yaralama, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar Abdullah Yıldırım, Muzaffer Avcı, Ercan Avcı, Orhan Avcı'nın yapılan yargılanmaları sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından beraatlarına, kasten yaralama suçundan hükümlülüklerine dair Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.5.2003 gün ve 325 esas, 151 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve müdahil tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 15.1.2004 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: 1- Sanıklar Abdullah Yıldırım, Muzaffer Avcı ve Ercan Avcı hakkında tehdit suçundan açılan davada, mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan müdahil Celalettin Yıldırım'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu sanıklar hakkındaki tehdit suçundan kurulan hükümlerin oybirliğiyle ONANMASINA,
2- Müdahil Celalettin Yıldırım'ın, sanık Orhan Avcı hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanığın, müşteki Celalettin Yıldırım'ı ölümle tehdit ettiği tanıklar Fikriye Yıldırım, Ali Yıldırım ve Zeliha Şen'in beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, atılı suçtan cezalandırılması yerine, yazılı gerekçe ile beraat kararı verilmesi;
3- Sanıklar Abdullah Yıldırım, Muzaffer Avcı, Ercan Avcı ve Orhan Avcı hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Oluşa, müştekinin anlatımlarına ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre, aralarında alacak borç ilişkisi bulunan ve müştekinin alacağını tahsil etmek amacıyla senedi icraya koymasına kızan sanıkların, olay gecesi evine gitmekte olan müştekinin önüne çıkarak önce darp ettikleri, zorla minibüse bindirerek ormanlık bir alana götürdükleri, bir süre de burada alıkoyarak alacağından vazgeçmesi yönünde tehditte bulunarak, hep birlikte müştekiyi Adli Tıp raporuna göre hayati tehlike geçirecek ve 25 gün iş güçten kalacak şekilde darp ettikleri ve daha sonra da bir cadde üzerine bıraktıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 180/ 1. madde ve fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, TCK. nun 456/2. madde ve fıkrasına aykırılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar Orhan Avcı, Muzaffer Avcı, Ercan Avcı, Abdullah Yıldırım ve müdahil Celalettin Yıldırım'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.12.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
1- Sanık Orhan Avcı'nın müdahili tehdit ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kanıt ve tarafsız tanık beyanı bulunmamaktadır.
2- Bütün sanıklar yönünden müdahili zorla araca bindirip götürerek özgürlüğünü kısıtladıklarına dair yeterli, inandırıcı ve kuşkudan uzak kanıt bulunmamaktadır. Müdahil ilk beyanında kendisini gece dövenleri görmediğini söylemiş sonra da bütün sanıkların birlikte dövdüklerini bildirmiştir. Kendisini dövdüklerine ilişkin beyanı doğru kabul edilmeli. Çünkü sanıklarla iş ilişkisinden dolayı yakın tanışıklıkları aynı zamanda husumetleri de vardır. Araçla kaçırdıkları beyanı dışında başka maddi kanıtla doğrulanmamış, bilakis kaçırdıklarında vücudunda sigara söndürdüklerini iddia etmiş, bu iddia raporlarla doğrulanmamıştır. Aralarında husumet olduğu için bu şekilde yapılanları abartarak daha fazla ceza almalarını istemesi doğaldır. Cep telefonu ve parasını aldıklarını da söylediğine göre gasptan da mahkumiyet düşünülmek mi gerekir. Sanıkların bu şekilde sübut bulan eylemi müessir fiil suçudur, özgürlüğü kısıtlama suçu kesin ve kuşkudan uzak kanıtlarla ispatlanamadığından çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy