(6136 S. K. m. 7)
Dava: Bulundurma ruhsatlı silah sahibi A.Fevzi Alaattinoğlu'nun ölümü sonrası ruhsat yeniletme tebligatının mirasçılardan Hüseyin Alaattinoğlu'na yapılmasına rağmen, ruhsat yenileme işleminin gerçekleşmemesi üzerine silah ruhsatının iptal edildiği, başka bir şahsa devrinin yapılması için verilen süre sonunda söz konusu devir işlemi yapılmayınca adliyeye intikal eden silah ile ilgili olarak Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan müsadere talebi üzerine emanetin 2002/2132 sırasında kayıtlı Browning tipi MKE Kırıkkale marka tabancanın müsaderesine dair Alanya Sulh Ceza Mahkemesinin 25.10.2002 gün ve 2002/1383-1577 sayılı ceza kararnamesine vaki itirazın reddine ilişkin ( ALANYA ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 2.9.2003 gün ve 2003/428-428 D.iş. sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
1- Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesine göre; bulundurma ruhsatı verilen kişilerin vefatı halinde, bu kişilere ait silahın mirasçılarının tümünün muvafakatı ile aralarından birine kanuni bir engeli yoksa idari devrinin sağlanabileceği cihetle, diğer mirasçılara da ruhsat yeniletme veya silahın başka birine devrinin yapılması işlemlerine ilişkin tebligat yapılmaksızın, silahın müsaderesine karar verildiği,
2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.11.2002 gün ve 2002/2560-10659 sayılı ilamında da belirtildiği üzere ruhsat süresinin sona ermesi sebebiyle silahın zoralımı hakkındaki talep üzerine görevli Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ceza kararnamesine itirazın kabulü yerine yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi uyarınca sözü edilen kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 5.1.2004 gün ve 435 sayılı yazılı emirle bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.1.2004 gün ve YE/6254 sayılı tebliğnamesiyle dairemize tevdii kılınmakla dava evrakı incelendi:
Karar: Ruhsat süresinin sona ermesi sebebiyle silahın zoralımına ilişkin talep üzerine duruşma açılarak görevli Asliye Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekir. Bu tür kararların temyizi kabil olup, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmiş olmasının da yasa yolunu değiştirmeyeceği doğaldır.
İnceleme konusu olayımızda C.Savcısının müsadere talebi üzerine görevli Asliye Ceza Mahkemesi yerine Sulh Ceza Mahkemesince ceza kararnamesi ile müsadereye karar verilmiş, ancak bu karar ölen silah sahibi A.Fevzi Alaattinoğlu'nun mirasçılarına tebliğ edilmemiş, mirasçı Naciye Ulugöl'ün bu karara karşı olan dilekçesi harici öğrenme üzerine verilmekle süresinde verilmiş temyiz dilekçesi niteliğinde bulunduğu, Alanya Sulh Ceza Mahkemesinin 25.10.2002 gün ve 2002/1383-1577 sayılı kararının henüz kesinleşmediği, bu karara karşı yukarıda açıklandığı üzere temyiz yolunun mümkün olduğu, adı geçenin diğer mirasçılarına da söz konusu ceza kararnamesinin tebliği ile bunlara da temyiz yoluna başvurma hakkının tanınması ve bundan sonra dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerekip, görevsiz Asliye Ceza Mahkemesince verilen itirazın reddi kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu,
Sonuç: Yok hükmündeki karar hakkında yazılı emir yoluna müracaat mümkün olmadığı göz önüne alınarak Adalet Bakanlığının yazılı emrine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbarnamesindeki talebin CMUK.nun 343. maddesi gereğince ( REDDİNE ), dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy