(765 S. K. m. 264/7) (5237 S. K. m. 174)
Dava: 6136 sayılı Yasaya aykırılık, korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde silahla ateş etme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından hakkında dava açılan sanık İ. 'nin yapılan yargılaması sonunda; 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nun 572/1. maddesi uyarınca hükümlülüğüne ve zoralıma, TCK.nun 266/2. maddesi uyarınca beraatine dair ( T. ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 9.7.2003 gün ve 80 esas, 158 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 17.3.2004 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun temas ettiği yasa maddesinde gösterilen cezanın üst sınırına ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/5. madde ve fıkrasına göre dava 2 yıllık zamanaşımına tabi olup karar ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. ve 765 Sayılı TCK.nun 102/5. madde ve fıkrası gereğince sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nuN 66. ve CMK.nun 223. maddesi de gözetilerek oybirliği ile ( DÜŞÜRÜLMESİNE ),
2- O yer C. Savcısı ve sanık müdafiinin kavgada silah boşaltına suçundan kurulan hükme ilişkin temyizlerine gelince;
Meskun mahalde silahla uluorta ateş ettiği anlaşılan ve hakkında TCK. nun 264/7. maddesine aykırılıktan dava açılan sanığın eyleminin TCK.nun 264/7. madde ve fıkrasında tanımı yapılan korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde silahla ateş etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, suç vasfı bölünmek suretiyle korku, kaygı ve panik yaratacak biçimde silahla ateş etme suçundan beraat ve kavgada silah boşaltına suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
3- 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, gerekçe ve takdire göre suçun kanıtlanmasında ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; ancak,
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde "zaman bakımından uygulama", 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak kanıtlama ve suç nitelendirmesi dışında kalan hususlarda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık İ. müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 23.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy