(1412 S. K. m. 317, 251)
Dava: Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanıklar Mustafa ve Ahmet'in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; Sanık Mustafa'nın hükümlülüğüne ve ertelemeye, sanık Ahmet'in beraatına dair (İSKİLİP) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.9.2002 gün ve 425 esas, 248 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 15.9.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar:
1- Sanık Ahmet hakkında, 28.3.2000 tarihinde verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu gözardı edilerek, diğer sanık hakkındaki bozma kararından sonra yeniden kurulan beraat kararı hukuki değerden yoksun fazlalık olarak kabul edilmiş ve yeniden hüküm kurulması taraflara temyiz hakkı bahşetmeyeceğinden, üst C.Savcısının bu sanığa ilişkin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi oybirliği ile (REDDİNE),
2- Sanık Mustafa hakkındaki temyize gelince;
Son oturumda hazır bulunan sanığa son söz hakkı verilmeyerek CMUK.nun 251. maddesi hükmüne muhalefet edilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş üst C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy