(6136 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 36) (5271 S. K. m. 309)
Dava: 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Rıfat K.'nın yapılan yargılanması sonunda; Beraatine ve adli emanetin 2004/14 sırasında kayıtlı dava konusu silahın idareye iadesine dair Artvin Asliye Ceza Mahkemesinin 30.4.2004 tarih ve 2004/73-87 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip aynı yer Cumhuriyet Savcılığınca vaki talep üzerine bu kez silahın müsaderesine ilişkin aynı mahkemenin 5.11.2005 gün ve 2004/73 esas, 2004/87 sayılı ek kararlarıyla ve dosyasıyla ilgili olarak;
Dosya kapsamına ve sanığa ait 425 nolu silah bulundurma dosyasına göre, sanığın suça konu silah hakkında 12.2.1954 tarihinden itibaren bulundurma ruhsatının olması süresi doldukça ruhsatın yenilenmiş bulunması, silah numarası üzerindeki değişikliğin silahın ilk kez ruhsata bağlandığı 1954 yılından önce mi, sonra mı gerçekleştirildiğinin tespit edilememiş bulunması ve kabulünde bu doğrultuda olması karşısında, silahın sahibine iadesi yerine idareye teslimine karar verilmesinde,
Kabule göre de; ruhsatlı silah üzerindeki numaraların sanık tarafından değiştirildiğine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle Artvin Asliye Ceza Mahkemesince sanığın beraatine ve suça konu tüfeğin idareye teslimine karar verildiği halde ve ayrıca silahın numarasındaki değişiklik nedeniyle idarece ruhsatın iptal edildiğine dair dosyada belge bulunmaması karşısında, taşınması veya bulundurulması bizatihi suç teşkil edip etmediği anlaşılamayan silahın müsaderesine ilişkin davada 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın, evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumuna dair Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.7.2005 gün ve 30930 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 21.7.2005 gün ve KYB/2005-137051 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla dava evrakı incelendi.
Dava konusu tüfek sanığa babasından intikal etmiş olup 1954 yılında 93924 numara ile sanık adına ruhsata bağlanmış ve 2000 yılına gelinceye değin, süresi bittikçe, her seferinde ruhsatı yenilenmiştir.
Ne ilk ruhsat düzenlenirken ve ne de yenilemeler sırasında lüzum görülmediği halde, 2000 yılındaki yenileme talebi üzerine dosyasında tüfengin menşei hakkında herhangi bir belge bulunmadığı gerekçesiyle silah Polis Kriminal Laboratuvarına yollanarak özelliklerinin tespiti istenilmiştir.
Silahı inceleyen Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı uzmanları tüfengin muhtelif yerlerine kazınmış olan 7 adet numaradan 5 tanesinin orijinal, ancak mekanizma bloğu yuvasının arka yüzeyindeki 93924 ile mekanizma üst kısmında yer alan 161884 numaralarının orijinal olmayıp bulundukları yerlere sonradan kazındıkları mütalaasında bulunmaları üzerine, sanığın 6136 sayılı Yasanın 13/2. maddesi uyarınca cezalandırılması ve silahın TCK'nun 36. maddesine istinaden müsaderesi istemiyle Artvin Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki kararlı ve tutarlı savunmasında, silahın babasından hatıra kaldığını, intikal ettiği şekliyle muhafaza ettiğini 1960 ihtilalini takiben silahın zabıtaca teslim alınarak bir süre sonra geri verildiğini, sonraki yıllarda da yine birkaç kez emniyetin alıp iade ettiğini, numara değişikliklerini kendisi yapmadığı gibi, ne zaman ve kimin tarafından yapıldığını bilmediğini söylemiş ve bu savunması mahkemece inandırıcı karşılanarak isnat edilen suçtan beraatine karar verilmiştir.
Ancak, sanığın savunmasını samimi bularak beraatine karar veren mahkeme, dava konusu silah konusunda önce idareye teslimine sonra ise müsaderesine karar vermek suretiyle hem çelişkiye ve hem de yanılgıya düşmüştür.
Çünkü, silaha sonradan kazındığı söylenen 93924 ve 161884 numaralarının kimin tarafından ve hangi tarihte kazındığı tespit edilemediği gibi, bunları kendisinin yapmadığını söyleyen sanık aleyhinde hiçbir delil elde edilememiştir. 1954 yılı Şubat ayında düzenlenen ilk ruhsatta silah numarasının 93924 olarak gösterilmiş bulunması, bu numaranın 1954 yılından önce kazındığını düşündürmektedir. Daha önemlisi, Kriminal Laboratuvarı raporunda mekanizma bloğu yuvasının sağ arka yüzeyindeki (93924) numaranın sonradan kazındığı, buna mukabil mekanizma bloğunun arka kısmındaki (83639) rakamının orijinal olduğu, keza mekanizma üst kısmındaki (161884) numarasının sonradan vurulduğu, buna karşılık mekanizma-nın sağ tarafındaki (23322) numarasının orijinal olduğu belirtilmekte olup, aynı parçanın bir tarafında orijinal numara olması, diğer tarafına sonradan başka bir numara kazınsa bile, söz konusu parçaların değiştirilmediğini gösterir ki, önemli olan budur.
Sanık tarafından gerçekleştirildiği kesin olarak saptanamayan numara değişikliğinden yola çıkılarak, 50 yıla yakın sanığın muhafazasına tevdii kılınmış bulunan ve teknolojideki hızlı değişikler nedeniyle ekonomik ve pratik değerini büyük ölçüde yitirmiş olmasına karşın baba yadigarı bulunmasından dolayı manevi değeri her geçen gün artan dava konusu silahın müsaderesinde toplumsal bir fayda mülahaza edilemeyeceği gibi, hukuka güven duygusunu da sarsacağı cihetle, kanun yararına bozma istemine dayalı ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Artvin Asliye Ceza Mahkemesinin 5.11.2005 gün 2004/73-87 sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve ortadan kaldırılmasına,
Sonuç: Aynı nedenle adı geçen mahkemenin 30.4.2004 tarih ve 2004/73-87 sayılı kararının da yine CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın hüküm fıkrasının 2. maddesinde yer alan Artvin adli emanetinin 2004/14 sıra numarasında kayıtlı olan silahın takdir ve ifası için idareye teslimine bölümünün hükümden çıkarılarak, yerine Artvin Adli Emanetinin 2004/14 sırasında kayıtlı silahın sanık Rıfat K.'ya geri verilmesine yazılmasına, hükmün sair yönlerinin aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 26.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy