(1412 S. K. m. 423) (5271 S. K. m. 331) (765 S. K. m. 179, 304) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Cezaevi idaresine karşı ayaklanma ve hürriyeti tahdit suçlarından sanıklar Botan Taş, Ramazan Erkan, Mesut Alp, Berkan Sarıçam, Atilla Pekgözlü, Polat Kaya, Muhittin Ekri, Hakan Yurtcu, Hasan Güler, Şeyhmus Alp, Cumali Amanat, Mehmet Şadi Ötegen, Halil Palatöz, Kadir Akbulut, Ahmet Özcan, Halis Özen, Velit Es, İhsan Balsak, Rıdvan Demir, Mustafa Gezer, Kemal Demir, Mehmet Emin Konak, Tekin Ceylan, Mehmet Kıran, Cüneyt Türkan, Ali Aksoy, Hüseyin Ulcay, Mehmet Özgün, Abdulgani Dayar, Zafer Bolluk, Hüseyin Ötgen, Nihat Can, Mahmut Kurt, Bedran Aydoğan, Mehmet Yılmaz, Mehmet Acar'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar Mehmet Emin Konak, Tekin Ceylan, Mehmet Kıran, Cüneyt Türkan, Ali Aksoy'un beraatlerine, diğer sanıkların hükümlülüklerine dair Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.7.2004 gün ve 400 esas, 192 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Ramazan Erkan, Mesut Alp, Berkan Sarıçam, Atilla Pekgözlü, Polat Kaya, Hakan Yurtcu, Hasan Güler, Şeyhmus Alp, Cumali Amanat, Mehmet Şadi Ötegen, Kadir Akbulut, Ahmet Özcan, Halis Özen, İhsan Balsak, Rıdvan Demir, Mustafa Gezer, Kemal Demir, Mehmet Yılmaz ile sanıklar Botan Taş, Muhittin Ekri, Halil Polatöz, Velit Es müdafiileri ile Yerel C.Savcısı tarafından istenilmiş olup, CMUK. nun 318. maddesi gereğince sanık Halil Polatöz müdafii tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığının 27.7.2005 günlü Onama-Bozma istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek sanık Hasan Polatöz ve müdafii adına tebligat çıkarılmıştır. Yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve müdafii ile de temsil edilmeyen sanık Halil Polatöz hakkındaki incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verilip incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık Mehmet Şadi Ötegen'in yokluğunda verilen kararın 28.7.2004 tarihinde tebliği üzerine sanığın 10.8.2004 tarihindeki temyiz istemi, yargılamanın genel hükümlere göre yapılması nedeniyle adli tatil içinde süreler işlemeyeceğinden CMUK. nun 423/son (CMK. nun 331/son) madde ve fıkrası uyarınca süresinde olduğundan tebliğnamedeki temyizin reddine ilişkin düşünceye katılınmamış, sanık Mehmet Yılmaz'ın yokluğunda verilen kararın annesine tebliğ edilmesi, sanığın cezaevinde bulunması nedeniyle usulsüz olduğundan, 25.2.2005 tarihindeki temyiz isteminin süresinde bulunduğu kabul edilmiştir.
Sanık Kemal Demir'in yokluğunda verilen kararın annesine tebliği, sanığın o tarihte cezaevinde bulunması nedeniyle usulsüz olduğundan, 9.2.2005 tarihindeki temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; bu sanık açısından temyiz isteminin reddine dair 18.2.2005 tarihli karar kaldırılarak esas hükme ilişkin olarak yapılan incelemede;
1- Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle sanıklar Mehmet Emin Konak, Tekin Ceylan, Mehmet Kıran ve Cüneyt Türkan hakkında verilen beraat kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan o yer C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar Mehmet Emin Konak, Tekin Ceylan, Mehmet Kıran ve Cüneyt Türkan hakkındaki hükümlerin istem gibi oybirliğiyle ONANMASINA,
2- O yer C. Savcısının sanık Ali Aksoy hakkındaki beraat kararına ilişkin temyizi ile sanıklar Polat Kaya, Mustafa Gezer, Hüseyin Ulcay, Mehmet Özgün, Şehmuz Alp, Atilla Pekgözlü, Halis Özen, Mehmet Şadi Ötegen, Abdulgani Dayar, İhsan Balsak, Muhittin Ekri, Botan Taş, Zafer Bolluk, Hasan Güler, Velit Es, Kadir Akbulut, Ahmet Özcan, Hüseyin Ötgen, Mehmet Acar, Halil Polatöz, Cumali Amanat, Nihat Can, Mesut Alp, Hakan Yurdcu, Ramazan Erkan, Berkan Sarıçam, Bedran Aydoğan, Mahmut Kurt, Kemal Demir, Rıdvan Demir ve Mehmet Yılmaz hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin o yer C. Savcısı ile sanıklar ve müdafilerinin temyizlerine gelince;
a- Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık Ali Aksoy'un aralarında düşmanlık bulunduğu iddia edilen 9 tutuklunun aynı cezaevine konulacağını haber alması üzerine cezaevindeki görevlileri etkisiz hale getirmek için uygulamaya konulan planın bir parçası olarak gece 04.30 sıralarında hasta olduğunu ve hastaneye gitmek istediğini cezaevi yönetimine ilettiği, cezaevi nöbetçi müdürü ile bazı infaz koruma memurlarının sabah hastaneye gitmesinin daha uygun olacağı konusunda kendisini ikna etmek için bulunduğu C-16 koğuşuna geldiği, bu sırada başka bir koğuşta hasta olmadığı halde hasta olduğunu beyan eden bir tutuklunun hastaneye götürülmesi sırasında bazı görevlilerin boğazlarına delici aletler dayanmak suretiyle rehin alındığı, bu görevlilerin sanık Ali Aksoy'un bulunduğu koğuşa getirildiği, bu koğuşta bulunan nöbetçi müdürü ile diğer bazı görevlilerin de bu sanığın talimatıyla gitmelerine izin verilmeyerek rehin alındığı, cezaevinde bulunan diğer görevlilerin de etkisiz hale getirilerek sanığın koğuşuna kapatıldığı, sanığın kendisiyle birlikte hareket eden diğer hükümlü ve tutuklulara görevlilere bir şey yapılmaması konusunda talimat verdiği, rehin alınan görevlilerin başında sürekli olarak hükümlü ve tutukluların beklediği, cezaevinin yemekhane, berberhane, terzihane ve idari bloktaki tüm odalar ile koğuşların kapılarının kırılarak bıçak, makas vb. aletler ile tam olarak tespit edilemeyen bazı eşyaların alındığı, saat 07.00 sıralarında ayaklanmaya son verilerek rehin alınan görevlilerin serbest bırakıldığı anlaşılmakla, sanığa atılı 765 sayılı TCK. nun 304/1-2-4 ve 179/2-son madde ve fıkralarında düzenlenen suçlar kanıtlandığı halde cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle beraatına karar verilmesi,
b- Buna göre ve diğer sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin olarak, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, sanık Botan Taş yönünden 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 ve 15.7.2005 tarihlerinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7, 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca tüm sanıkların hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile sanık Botan Taş yönünden 5395 Sayılı kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş o yer C.Savcısı, sanıklar Polat Kaya, Mustafa Gezer, Şehmuz Alp, Atilla Pekgözlü, Halis Özen, Mehmet Şadi Ötekin, İhsan Balsak, Hasan Güler, Kadir Akbulut, Ahmet Özcan, Cumali Amanat, Mesut Alp, Hakan Yurdçu, Ramazan Erkan, Berkan Sarıçam, Mehmet Yılmaz, Kemal Demir ve Rıdvan Demir ile Muhittin Ekri, Botan Taş, Velit Es ve Halil Polatöz müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, sanık Mehmet Yılmaz hakkındaki hükmün o yer C.Savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmesine karşın hükmün kesinleştirilerek cezanın infazına başlandığı anlaşıldığından ve infazın durdurulduğuna ilişkin dosya içeriğinde bilgi bulunmadığından, infazın durdurulmasına, sanık başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu değilse telle derhal salıverilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına yazı yazılmasına, 08.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy