(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından sanıklar Yaşar Fırtına, Hasane Fırtına'nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların kasten yaralama suçundan hükümlülüklerine ve hürriyeti tahdit suçundan beraatlerine dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.9.2004 tarih ve 235 esas, 365 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanıklar müdafii ve müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 16.9.2005 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ait temyiz incelemesinde;
Şikayetçinin oturduğu apartmanın ikinci katında sanıkların işyerinin olduğu şikayetçi ile sanıklar arasında eskiden beri süregelen ve yargıya intikal eden davalar bulunduğu, olay tarihinde saat 14.00 sıralarında sanıkların şikayetçiyi zorla ikinci kattaki işyerlerine çekerek 15 tarih iş ve güçten kalacak biçimde yaraladıkları, ellerini ve ayaklarını iple bağlayıp ağzını koli bantı ile kapatarak işyerinin kapısı önüne bıraktıkları, şikayetçinin sürünerek apartman giriş kapısına kadar giderek buradan yardım istemesi üzerine saat 15.00 sıralarında olaya müdahale edildiği anlaşılmış olmakla ve suçta genel kastın yeterli olduğu ve atılı suçun oluştuğu gözetilmeden özel kast bulunmadığından bahisle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ait temyiz incelemesine gelince;
5237 S. Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 S. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının yürürlükten kaldırılması, 5271 S. Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 S. Yasanın 7. ve 5252 S. Yasanın 9. maddeleri uyarınca ve 5271 S. Ceza Muhakemesi Yasası hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafii ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden istek gibi BOZULMASINA, 28.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy