(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 62) (5328 S. K. m. 2)
Dava: Firar suçundan sanık ...'ün 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299/2-son, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2003 gün ve 2003/426-616 sayı ii kararının infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanununun 292/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.6.2005 gün ve 2003/-.. sayılı ek kararını kapsayan dosya ile ilgili olarak:
Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 9/3. maddeleri uyarınca yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanamayacağının tespit edilmesi bakımından temel ceza maddesi yanında kanuni ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 26.9.2004 tarihinde kabul edilerek, 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 5328 sayılı Kanun uyarınca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, Kanunun 62. maddesi 1. fıkra 2. cümlesindeki takdiri indirim oranı ilk önce 1/5 olarak düzenlenmiş ise de, Kanunun yürürlük tarihinden önce 31.3.2005 gün ve 25772 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5328 sayılı Kanunu'nun 2. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesindeki bu oran 1/6 olarak değiştirilmiş ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla, yürürlük tarihinden önceki 1/5 oranın kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında verilen cezadan 1/6 yerine 1/5 oranında indirim yapılmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.10.2005 gün ve 43559 sayılı Kanun Yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından 10.11.2005 gün ve KYB/2005-.. sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdi kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşen hükmün anılan tarihte yürürlüğe giren 5237, 5252 ve 5271 sayılı Yasaların lehe hükümlerinin değerlendirilmesinde ve olaya uygulanmasında. 5237 sayılı TCK. nun 292/1. madde ve fıkrasının uygulanmış bulunan 765 sayılı TCK. nun 299/2. madde ve fıkrasına göre olaya ilişkin olarak lehe olacağı buna göre de, duruşma açılıp gerekleri yerine getirilmek suretiyle lehe hükümlerin değerlendirilmesi ve bundan sonra karar verilmesi gerektiği, olay ve uygulama itibariyle burada 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasındaki lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği hükmüne dayanılamayacağı gözetilmeden ve 5237 sayılı Yasanın 62. maddesindeki 1/5 olan indirim oranının yasa yürürlüğe girmeden 5328 sayılı Yasa ile 1/6 olarak değiştiği ve bu şekliyle yürürlüğe girmiş bulunduğu da göz önüne alınmadan dosya üzerinde karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, kanun yararına bozma istemine dayalı olarak Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.6.2005 gün ve 2003/426 esas, 2003/616 karar sayılı ek kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA yürürlüğe girmeyen yasanın kesinleşmiş hükme ilişkin olarak uygulanması sonucu takdiri indirim nedeniyle yapılan 1/5 oranındaki indirimin kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına gönderilmesine, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy