(765 S. K. m. 179, 456) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 6136 sayılı Kanuna aykırılık, hürriyeti tahdit, tehdit ve yaralama suçlarından sanıklar A.S., H.S.ve müdahil sanıklar R.S., V.İ.'in yapılan yargılamaları sonunda; sanık A.'in 6136 sayılı Kanuna aykırılık, yaralama suçlarından hükümlülüğüne, ertelemeye ve zoralıma, hürriyeti tahdit ve tehdit suçlarından beraatına, müdahil sanık R. ile sanık H.'in yaralama suçundan hükümlülüklerine ve ertelemeye, hürriyeti tahdit ve tehdit suçlarından beraatlarına, müdahil sanık V.'ın yaralama suçundan hükümlülüğüne ve ertelemeye dair Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2.3.2004 gün ve 336 esas, 42 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil sanık V. müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 23.12.2005 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Müşteki V.İ.'in, sanık A.S. hakkında 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan davaya müdahale hakkı bulunmadığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,
2- Sanıklar A.S., H.S. ve müdahil sanık R.S. hakkında hürriyeti tahdit, tehdit, yaralama ile müdahil sanık V.İ.hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince;
a- Müdahil V.İ.'in aşamalardaki anlatımları, bu anlatımı doğrulayan doktor raporu ve tüm dosya içeriğine göre; sanık H.S.'ın annesi, diğer sanıklar A. ve R. S. de yengeleri olan S.S. hakkında uygunsuz dedikodu çıkardığından şüphelendikleri müdahili bulundukları aracın yanına çağırıp silah zoruyla araca bindirdikleri, araçla seyir halindeyken iki kez yolda durup müdahili araçtan indirerek 15 gün iş ve güçten kalacak şekilde etkili eylemde bulunduktan sonra yol kenarına terk ettikleri şeklinde gerçekleşen olayda, Dairemizce sürdürülen uygulamaya göre suçun oluşması için genel kastın varlığı yeterli olup, sanıkların eylemleri bir bütün olarak 765 sayılı TCK.nun 179/2-son madde ve fıkralarında tanımı yapılan hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç nitelemesinde yanılgıya düşülerek suçun etkili eylem olarak kabulü ile sanıklar A.S., H.S. ve R.S. hakkında yazılı biçimde hürriyeti tahdit ve tehdit suçlarından beraat hükmü kurulması;
Buna göre de; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 ve 15.7.2005 tarihlerinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7, 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklar A.S., H.S. ve müdahil sanıklar R.S. ile V.İ.'in hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile sanık H.S. hakkında 5395 sayılı Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b- Vekalet ücretinin müdahil asil yerine, vekiline verilmesi suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 sayılı Yasa ile değişik 164/son madde ve fıkrasına aykırılık yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil sanık V. İ. vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 01.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy