(1136 S. K. m. 164) (765 S. K. m. 179) (1412 S. K. m. 318)
Dava: Sarkıntılık ve hürriyeti tahdit suçundan sanıklar Yücel U., Satılmış Ö., Nizam S.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Sanık Nizam S.'ın sarkıntılık suçundan, sanıklar Yücel U., Satılmış Ö.'in hürriyeti tahdit suçundan hükümlülüklerine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.3.2004 gün ve 415 esas, 35 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri ile müdahil sanık Nizam S. tarafından istenilmiş olup, CMUK.'nun 318. maddesi gereğince sanıklar Yücel U., Satılmış Ö. vekilleri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Başsavcılığının 7.2.2005 günlü düzeltilerek onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık Nizam Sayın hakkında sarkıntılık suçundan kurulan hükme ilişkin vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu sanık hakkında sarkıntılık suçundan kurulan hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanıklar Yücel U. ve Satılmış Ö. hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
a) Her üç sanığın olay öncesi yakın arkadaş olup, birbirlerinin evlerine gidip gelerek görüştükleri, ancak sanık Nizam S.'ın sanıklardan Yücel U.'ın eşi Deniz'i birçok kez telefonla arayıp, rahatsız ederek çok güzel bir bayansın, senden hoşlanıyorum, eşim Tülay'ı boynuzlayalım, birlikte olalım demek suretiyle sarkıntılıkta bulunduğu, Deniz'in sarkıntılık olayından bahsetmeden iki aile arasındaki dostluk ilişkisinin bitmesi gerektiğini kocasına anlattığı, bunun üzerine sanık Yücel'in yanında karısı Deniz olduğu halde sanık Nizam'ın evine gidip bir daha görüşmeyeceklerini söyledikleri, ancak sanık Nizam'ın telefonla rahatsızlık vermeye devam ettiği, bu kez Deniz'in olayı sanık Satılmış'a anlattığı, onunda bu durumu kocasına söylemesi gerektiğini ifade ettiği, sanık Nizam'ın yeniden telefonla araması üzerine Deniz'in olayı kocası Yücel'e anlatmak zorunda kaldığı, bütün bu olaylardan sonra sanık Satılmış'ın telefonla Nizam'ı arayarak buluşmak istediklerini söylediği, onun da bu teklifi kabul etmesi üzerine sanıklar Yücel ve Satılmış'ın araba ile geldiği ve sanık Nizam'ın rızası ile bindiği arabanın 500 metre ilerde durduğu, sanıkların konuyu aralarında konuşup tartıştıkları, bu süre içinde sanıklar Yücel ve Satılmış'ın sanık Nizam'ı doktor raporuna göre 5 gün iş ve gücünden kalacak şekilde darp ettikleri anlaşılmakla; böylece oluşan ve gelişen olayda sanıklar Yücel ve Satılmış'ın eylemlerinin basit etkili eylem suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
b) Vekalet ücretinin müdahil asil yerine vekiline verilmesi suretiyle 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 Sayılı Yasa ile değişik 164/son madde ve fıkrasına aykırılık yapılması,
c) Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK. nun 179/2. madde ve fıkrasının uygulanmasında hürriyeti bağlayıcı ceza yanında ağır para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar vekilleri ile müdahil sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19.04.2005 gününde (a) bendi yönünde oyçokluğu, (b) ve (c) bendleri yönünden oybirliği ile karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE:
Sanık Yücel Ulucan ve Satılmış Özen'in, müdahil sanık Nizam Sayın'a karşı hürriyeti tahdit suçunu işledikleri kanıtlanıp, suç tüm unsurları ile oluşmuş bulunduğundan, mahkemenin bu suça ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş bulunmakla sayın çoğunluğun (a) bendinde gösterilen bozma düşüncesine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy