(1412 S. K. m. 264, 268, 318, 321, 322) (765 S. K. m. 102, 205)
Dava: Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, teşekküle yardımda bulunmak, ihaleye fesat karıştırmaktan sanıklar Korkmaz Yiğit, Mustafa Kefeli, Erol Eşrefoğlu, Hayyam Garipoğlu, Mehmet Kocabaş'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Sanıklar Korkmaz Yiğit, Erol Eşrefoğlu, Mustafa Kefeli, Mehmet Kocabaş, Hayyam Garipoğlu'nun ihaleye fesat karıştırmaktan, sanıklar Korkmaz Yiğit, Erol Eşrefoğlu, Mustafa Kefeli, Mehmet Kocabaş'ın suç işlemek için oluşturulan silahlı çeteye katılmaktan, sanık Hayyam Garipoğlu'nun silahlı çeteye yardım etmekten hükümlülüklerine dair İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.11.2004 gün ve 5 esas, 365 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri ile sanık Hayyam Garipoğlu tarafından istenilmiş olup, CMUK. nun 318. maddesi gereğince sanıklar Korkmaz Yiğit, Erol Eşrefoğlu, Hayyam Garipoğlu, Mehmet Kocabaş vekilleri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Başsavcılığının bila tarihli onama-bozma istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelenip gereği düşünüldü.
Karar: 1- CMUK. nun 264. maddesindeki, duruşma tutanaklarının duruşma safahatına uygun olduğunun mahkeme başkanı ve zabıt katibi tarafından imzalanacağına dair hükmün Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.3.1996 tarih ve 6-41/50 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamak amacına yönelik olması karşısında, 12.10.2004 tarihli duruşma tutanağının sayfalarında ve sonunda üye hakim Hafize Akçiçek'in imzasının bulunmaması anılan tutanaklarda mahkeme başkanı ile zabıt katibinin ve diğer üye hakimin imzalarının yer alması, söz konusu yasanın Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının ihtiva edeceği noktalar başlıklı 268. maddesinin 2. fıkrasındaki Hüküm ve kararlar buna iştirak eden hakimler tarafından imzalanır hükmünün yerleşik Yargıtay kararları da nazara alındığında tefhim edilen son hüküm ve gerekçeli kararlara ilişkin olması nedeniyle,
2- Hükmün, hakkında mahkumiyet kararı verilen bütün sanıkların vekilleri tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş bulunması karşısında kararın tefhimi sırasında CMUK. nun 261. maddesi gereğince hazır bulunan sanıklara kanun yolunun bildirilmemiş olması,
3- CMUK. nun 268. maddesi uyarınca, hükme katılan bütün hakimler tarafından gerekçeli kararın imzalanmış bulunmasına göre gerekçeli kararda zabıt katibi imzasının yer almaması,
Sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmadığına, 1. nolu nedene başkan Zeki Aslan'ın, 1-2-3 nolu nedenlere karşı üye A.Cengiz Özbek'in karşı oyları ile oyçokluğuyla karar verildikten sonra hükmün esasına ilişkin olarak yapılan incelemede;
4- Sanıklar Korkmaz Yiğit, Mehmet Kocabaş ve Hayyam Garipoğlu'nun üzerlerine atılı suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, sanıklar Korkmaz Yiğit ve Mehmet Kocabaş'ın sorgularının yapıldığı 15.2.1999 tarihinden, sanık Hayyam Garipoğlu'nun da sorgusunun yapıldığı 12.4.1999 tarihinden hükmün verildiği 12.11.2004 tarihine kadar TCK. nun 102/4. madde ve fıkrasında öngörülen 5 yıllık zamanaşımının dolduğu, bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin de yapılmadığı gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı görüldüğünden adı geçen sanıklar hakkındaki hükmün CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sanıklar hakkında açılan davaların CMUK. nun 322. ve TCK. nun 102/4. madde ve fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle oybirliğiyle ortadan KALDIRILMASINA,
5- Vekillerin, sanıklar Erol Eşrefoğlu ve Mustafa Kefeli haklarında kurulan hükümlere ilişkin temyizlerine gelince;
Sanıkların cürüm işlemek için oluşturulan teşekküle katılarak tehdit ile çek ve para tahsil ettikleri ve teşekkülün amacı doğrultusunda çeşitli faaliyetlerde bulundukları ve banka ihalelerinde şiddet ve tehditle katılımcıları çekilmeye sevk etmek suretiyle atılı suçları işledikleri anlaşılmakla;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kabul ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar Erol Eşrefoğlu ve Mustafa Kefeli vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar vekillerinin duruşmalı inceleme sırasında savunmalarının reddiyle bu sanıklar hakkındaki hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Mahkeme heyetine dahil bir üyenin imzalamadığı 12.10. 2004 tarihli duruşma tutanağı çoğunluk gerekçesinde belirtildiği gibi sadece diyeceklerin sorulduğu tutanak olmayıp, üç sayfadan ibaret sanıklar vekillerinin C.Savcısının esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri sorulmuş 2 ve 3. sayfalarda taleplerin reddine ilişkin altı defa ara kararı verilmiş, bu ara kararlarında dava ile irtibatlı olduğu anlaşılan, Alaattin Çakıcı ile ilgili 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın birleştirilmesi talebinin reddine, ... Alaattin Çakıcı'nın dinlenmesinin neticeye etkili olmayacağından reddine gibi esasa ilişkin taleplerde bulunulmuş, bunların reddine ilişkin kararlar verilmiştir. CMUK 266/2. maddesi tutanakta yazılacak diğer noktaları belirlerken Tutanak.... dermeyan edilen iddiaların hülasalarını ve verilen kararlarla hüküm fıkrasını ihtiva eder demekte, 268/2. madde ise Hüküm ve kararlar buna iştirak eden hakimler tarafından imzalanır. emredici hükmünü getirmektedir. Buradaki kararlar tabiri ara kararlarını, hüküm tabiri de kısa karar dediğimiz hüküm fıkrasını belirtmektedir. Bu dosyada belirttiğimiz önemli talepler hatta reddi hakim talebine ilişkin kararlar 6 defa ara kararı olarak oybirliği ile red edilmiş ve bunları içeren 3 sayfalık duruşma tutanağı bu kararlara katılan heyetin bir üyesi tarafından imzalanmayarak bu emredici usul hükümleri ihlal edilmiştir. Bu durum bozma sebebidir. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
KARŞI DÜŞÜNCE
12.10.2004 tarihli esaslı işlemlerin yapıldığı tutanağı üye Hakimlerden Hafize Akçiçek'in imzasının bulunmaması, gerekçeli kararda katip imzasının olmaması, kısa ve gerekçeli kararlarda temyiz yolunun gösterilmemesi suretiyle CMUK. nun 266, 268/2, 268/son madde ve fıkralarına aykırılık yapılması nedenleriyle öncelikle hükmün bu usulü nedenlerle bozulması gerektiği kanaatiyle çoğunluğun bu hususlara ilişkin red görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy