(765 S. K. m. 258, 266, 572) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Görevliye etkin direnme, hakaret, mala zarar verme, saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık M.M.K.'ün yapılan yargılanması sonunda; TCK.'nun 258/1, 572. maddeleri uyarınca hükümlülüğüne, mala zarar verme suçundan şikayetçi olunmaması nedeniyle davanın düşürülmesine, TCK.'nun 266/1. maddesine muhalefetten beraatine dair Göle Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 04.03.2003 gün ve 126 esas, 30 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi yerel ve üst C. Savcısı ile sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 25.2.2005 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: 1- Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın karakolun balkon kapısının camını kargaşa ortamında kasten kırdığına ilişkin kuşkudan öte mahkumiyetine yeterli kesin kanıt bulunmadığından, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamış, sanığın nüfus kaydına göre Nazime olan ana adının, gerekçeli karar başlığına Nazimed şeklinde yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanılgısı kabul edilmiştir.
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle sanık hakkında karakolun resmi aracının lambasını ve karakolun camını kırdığı iddiasıyla mala zarar verme suçlarından açılan kamu davası sonucunda verilen beraat ve düşme kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan, o yer ve üst C. Savcısı'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin kısmen istem gibi oybirliğiyle ONANMASINA,
2- Sanık hakkında görevliye sövme suçundan verilen beraat kararı ile görevi yaptırmamak için direnme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyizlere gelince;
a- Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanığın karakol nöbetçisi olarak görev yapmakta olan müşteki S.Ç.'a sövdüğünün anlaşılmasına karşın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
b- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7, 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri ve 5326 sayılı kanun uyarınca sanığın görevliye sövme, görevi yaptırmamak için direnme ve saldırgan sarhoşluk suçlarındaki hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş o yer ve üst C. Savcısı ile sanık M.M.K.'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy