(5320 S. K. m. 17) (5252 S. K. m. 5) (5083 S. K. m. 2) (5275 S. K. m. 122) (647 S. K. m. 5)
Dava: Parada sahtecilik suçundan sanık Bayram Acar'ın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne, ertelemeye ve zoralıma dair Niğde Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 8.12.2004 tarih ve 95 esas, 25 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 16.3.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bir yıldan uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların 647 s. kanunun 4. maddesi uyarınca paraya çevrilmesinin olanaklı olmadığı gözetilmeden, sanığa verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının paraya çevrilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak,
1- Dosya içinde bulunan Niğde Kapalı Cezaevi Müdürlüğünün 19.7.2004 tarih ve 417 s. yazısının incelenmesinde, sanığın incelemeye konu olay sebebiyle tutuklu olarak yargılandığı sırada hakkında parada sahtecilik suçundan Mut Sulh Ceza Mahkemesince 5.5.2004 tarih ve 2004/89 müt. s. gıyabi tutuklama kararı çıkartılmış olduğu ve bunun Niğde Sulh Ceza Mahkemesinin 7.5.2004 tarih ve 2004/199 s. kararıyla vicahiye çevrildiği anlaşılmakla, değişik kişilere sahte para verilerek piyasaya sürülmesinin bu suçun temadii (sürekliliği) de kapsaması ve iddianame ile hukuki kesinti oluşuncaya kadarki eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilerek, mükerrer cezalandırmayı önlemek açısından, sanık hakkında Mut Sulh Ceza Mahkemesince gıyabi tutuklama kararı verilen yargılama dosyası getirtilip incelenerek, kesinleştiyse dava dosyası arasına konulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5252 S. Kanunun 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi ve 27.4.2005 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak 1.5.2005 gününde yürürlüğe giren 5335 S. Kanunun 22. maddesi ile 5083 S. Kanunun 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması ve 29.12.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesiyle 647 s. Kanunun yürürlükten kaldırılması karşısında, kaldırılan bu kanunun 4786 s. Kanun ile değişik 5/5 madde ve fıkrası uyarınca ödenmeyen para cezasına gecikme zammının uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3- Müsaderesine karar verilen sahte paraların, 5320 s. Kanunun 17. maddesi ile Sahte Banknotların Tetkiki ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine de karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi BOZULMASINA, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy