(765 S. K. m. 179) (5237 S. K. m. 7)
Hürriyeti tahdit ve kasten yaralama suçlarından sanıklar A. D., H. T., Z. D., S. D. ve M. Ç.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar A. D. H. T. ve Z. D.'in kasten yaralama suçundan hükümlülüklerine, hürriyeti tahdit suçundan beraatlarına, sanıklar S. D. ve M. Ç.'ın hürriyeti tahdit ve kasten yaralama suçlarından beraatlarına dair......... Mahkemesinden verilen 2 1.3.2005 gün ve 172 esas, 71 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ile sanıklar Z. D., A. D. ve H. T. müdahili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 16.3.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanma suretiyle sanıklar Z. D. ve A. D. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık M. Ç. hakkında yaralama suçundan ve sanık S. D. hakkında da yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme suçlarından verilen beraat kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlerin istem gibi oybirliğiyle ONANMASINA,
2- Sanık H. T. hakkında yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile sanıklar Z. D. ve A. D. hakkında da yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince;
Müdahil S. S.'nın aşamalardaki samimi anlatımları, bu anlatımı doğrulayan doktor raporu ve tüm dosya içeriğine göre; sanıklar A. D. ve Z. D.'in kardeşleri, sanık H. T.'ın da yakını olan diğer sanık S. D.'e telefonda uygunsuz sözler sarf ettiğini düşündükleri N.'ın, müdahilin yanında olduğundan şüphelenmeleri üzerine araçla müdahilin bulunduğu harman yerine geldikleri, müdahile 15 gün etkili eylemde bulunduktan sonra, N.'ı bulmak amacıyla sanık H. T.'ın seninle işimiz daha bitmedi deyip müdahili zorla otomobile bindirerek şehir merkezine doğru götürdüğü, bir fırsatını bulan müdahilin araçtan kaçmak suretiyle kurtulduğu, suçun oluşması için genel kastın varlığının yeterli olduğu, bu oluşa göre, sanık H. T.'ın eyleminin 765 sayılı TCK. nun 179/2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı gerekçeyle beraatına karar verilmesi;
Buna göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri uyarınca sanık H. T. hakkında yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından bir değerlendirmenin birlikte yeniden yapılmasının, sanıklar Z. D. ve A. D. hakkında da "yaralama" suçu bakımından hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar Z. D., A. D. ve H. T. müdafii ile müdahil S. S. vekilinin CMUK.nun 321. maddesi gereğince temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy