(5237 S. K. m. 79)
Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık Ali Rıza Eraslan'ın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair (TUTAK) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2005 gün ve 190 esas, 110 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 17.3.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmolunan cezanın süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK. nun 318. maddesi gereğince (REDDİNE),
Dosya üzerinden yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- 5237 sayılı TCK. nun 79. maddesinde, 765 sayılı TCK. nun 201/a-2 madde ve fıkrasındaki düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüsün olanaklı olduğu göz önüne alınarak, Van ilinin Çaldıran ilçesinden İstanbul'a getirmek üzere aldığı 36 göçmeni çalıntı bir minibüsün içine koyarak yola çıkan ve Tutak ilçesinde kolluk tarafından yakalanan sanığın eylemiş göçmenleri ülkeye sokmaya katıldığına dair delilde bulunmadığından, tüm dosya kapsamına göre göçmenlerin yurtdışına çıkmalarına imkân sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun ülkede kalmalarına imkân sağlamak suretiyle göçmen kaçakçılığı olduğu ve tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sosyal olarak suçtan zarar gören durumunda bulunan göçmenlerin göçmen kaçakçılığı suçunun yasal mağduru durumunda bulunmayıp suçun konusu oldukları, suçun yasal mağdurunun uluslararası toplum olduğu, göçmenlerin sayıca çok olmasının TCK. nun 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesini gerektireceği gözetilmeden, zincirleme suç kabulü ile 5237 sayılı TCK. nun 43/2. madde ve fıkrasın uygulanması suretiyle ceza tayini,
3- Kabul ve uygulamaya göre de; sanığın mahkûmiyetinin sonucu olarak 5237 sayılı TCK. nun 53/1. madde ve fıkrasında belirtilen haklardan yoksun bırakılmasın karar verilirken, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar olduğunun belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK. nun 326. maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25.4.2006 gününde 2 nolu bozma oyçokluğu, diğer hususlarda oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy