(1412 S. K. m. 318) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
İşkence suçundan sanıklar Hasan Alpaslan Altuğ, İsa Akyüz, Ziya Yıldırım, Hasan Yılmaz'ın yapılan yargılamaları sonunda; beraatlerine dair Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.1.2005 tarih ve 19 esas, 3 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 17.1.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müdahiller vekilinin duruşmalı inceleme isteme hakkı bulunmadığından, buna ait isteminin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,
Dosya üzerinde yapılan incelemede;
1- Mağdur İbrahim Altınbilezik'in Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesi yine Cumhuriyet Savcısı huzurunda yapılan 12.01.2004 günlü yüzleştirme tutanağındaki beyanları karşısında, sanıklar Ziya Yıldırım ve Hasan Yılmaz'ın mağdur İbrahim Altınbilezik'e suçunu söyletmek amacıyla işkence ettiklerine, zalimane, gayriinsani veya haysiyet kırıcı muamelelerde bulunduklarına ait kuşkudan uzak, somut, mahkumiyete yeter kesin kanıt elde edilemediğinden, mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle sanıklar Ziya Yıldırım ve Hasan Yılmaz hakkında verilen beraat kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle ONANMASINA,
2- Sanıklar Hasan Alpaslan Altuğ ve İsa Akyüz hakkında kurulan hükme ait temyize gelince;
Mağdur İbrahim Altınbilezik'in C.Savcılığı sevki ile 17.09.2003 günü saat 16.00 sıralarında ve aynı tarih kolluk sevki ile saat 21.47'de alınan doktor raporlarında yüzün sol bölümünde ve üst dudakta oluşan ekimozlardan bahsedildiği ve 15094 protokol numarası ile düzenlenen raporda söz konusu yaralanmaların yaklaşık 10-15 saat öncesine ilişkin olduğunun belirtildiği, buna göre de yaralanmaların muhtemel saatinin 07.00-12.00 arası olduğu, 17.09.2003 günü sabah saatlerinde mağdur İbrahim'in ailesi ile sanıkların görev yaptığı Özalkent karakoluna geldiği, mağdur, sanıklar ve tanıklar anlatımı ile sabit olduğu ve yine tanık okul müdürü Ahmet Çelebi'nin anlatımı ile karakola gidilmeden önce mağdurun üzerinde herhangi bir darp ve cebir izinin bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Sanıklar Hasan Alpaslan Altuğ ve İsa Akyüz'ün hırsızlık olayının şüphelisi olarak kendiliğinden ailesi ile karakola gelen mağdur İbrahim'i, hırsızlığa konu parayı nereye sakladığı konusunda, jop ve tokatla dövüp, yer göstermesi için götürdükleri inşaat içerisinde de aynı biçimde darp ettikleri, mağdur, tanık anlatımları, yüzleştirme tutanağı ve yukarda açıklandığı şekli ile doktor raporlarından anlaşılmakla, oluş ve mağdurun yaşı da gözönüne alındığında sanıklar Hasan Alpaslan Altuğ ve İsa Akyüz'e atılı işkence suçunun sübuta erdiği gözetilmeden yazılı gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi,
Buna göre de; 5237 S. Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 S. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Yasanın 12. maddesi ile 765 S. Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılması, 5271 S. Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 gününde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 S. Yasanın 7. ve 5252 S. Yasanın 9. maddeleri uyarınca sanıkların hukuki durumunun 5271 S. Ceza Muhakemesi Yasası hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 09.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy