(765 S. K. m. 201) (5237 S. K. m. 79) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Göçmen kaçakçılığı suçundan sanıklar Murat Kandemir ve Mehmet Tozbey'in bozma üzerine yapılan yargılamalar sonunda; hükümlülüklerine dair Siirt Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.7.2005 gün ve 126 esas, 98 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 12.05.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bozmaya uyularak, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, suçun kanıtlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususlara yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; ancak,
1- 765 sayılı TCK.nun 201/a maddesinin 2. fıkrasında göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde ise, 765 sayılı TCK.nun 201/a-2 madde ve fıkrasındaki düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüsün olanaklı bulunması karşısında;
Olayımızda, yasadışı yollardan Türkiye'ye gelmiş ve buradan Yunanistan'a gitmek isteyen 21 göçmeni Doğubeyazıt ilçesinden İstanbul'a getirmek üzere kamyonetin arka bölümünde gizleyerek yola çıkan sanıkların Baykan ilçesi Şekerim yol kontrol noktası yakınlarında kolluk görevlilerince yakalandıkları anlaşılmasına göre; sanıkların kanıtlanan eylemlerinin yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu ve teşebbüs aşamasında kalan bu suç nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinden verilecek cezadan teşebbüs nedeniyle dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirileceği gözetilerek, olaya 765 sayılı TCK.nun ve 5237 sayılı TCK.nun bir bütün halinde 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrası uyarınca ayrı ayrı uygulanarak ve sonuç cezalara göre lehe yasanın belirlenmesiyle buna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Uygulamaya göre de;
Sanık Mehmet Tozbey'in doğrudan para cezasına ilişkin önceki hükümlülüğünün CMUK.nun 305/son madde ve fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, tekerrür nedeniyle cezada artırım yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy