(5237 S. K. m. 7, 35, 50, 51, 79) (765 S. K. m. 201) (647 S. K. m. 6) (1412 S. K. m. 321, 322) (5275 S. K. m. 106)
Dava: Göçmen kaçakçılığı suçundan sanıklar Barangün Öztürk, Mustafa Yumuş'un yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine dair Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.9.2005 gün ve 302 esas, 219 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 2.6.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğinden, sanıklar Mustafa Yumuş ve Barangül Öztürk'ün illegal yollardan Türkiye'ye giriş yapan ve Yunanistan ülkesi Midilli adasına gitmek isteyen Afganistan uyruklu 10 göçmeni alıp, 13.8.2004 tarihinde Çanakkale ilinin Ayvacık ilçesi Kozlu köyü Deveboynu Tepe mevkiinde sahile getirerek bıraktıkları ve botla Midilli adasına gidebileceklerini belirttikleri, yine 12.9.2004 tarihinde sanık Barangül Öztürk'ün illegal yollardan Türkiye'ye giriş yapan ve İstanbul'dan Balıkesir ili Edremit ilçesine gitmelerini sağladığı 4 Afganistan uyruklu göçmeni yine Çanakkale ilinin Ayvacık ilçesi Kozlu köyü Deveboynu Tepe mevkiinde sahile getirip karşısı Yunanistan, şişme bot ile geçersiniz diyerek olay yerinden ayrıldığı, ancak sınırı kendi imkanlarıyla geçemeyen göçmenlerin sahilde kolluk görevlilerince yakalandığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlama niteliğinde olup, suçun tamamlandığı gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 7/2. madde ve fıkrası da dikkate alındığında eylemlerin sanıkların lehine olan 765 sayılı TCK.nun 201/a-2 madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinden verilen cezadan 35. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle sanıklara noksan ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık Mustafa Yumuş hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
Hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi yerine 647 sayılı Yasanın 6. maddesi ile ertelenmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Yasaya aykırı görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 647 sayılı Yasanın 6. maddesi çıkartılarak yerine 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin eklenmesi suretiyle hükmün oybirliği ile düzeltilerek ONANMASINA,
II- Sanık Barangül Öztürk hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- Sanık müdafii. 20.9.2005 tarihli celsede lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 50/1. madde ve fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında kısa süreli hapis cezasından çevrilerek tayin olunan adli para cezasının, tamamen veya kısmen ödenmemesi halinde aynı maddenin 6 ve 7. fıkraları uyarınca hükmü veren mahkeme tarafından kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen yerine getirilmesine yada seçenek yaptırımın değiştirilmesine karar verileceği; buna karşın, doğrudan tayin olunan adli para cezasının ödenmemesi halinde ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 ve 7. madde ve fıkraları uyarınca hükümlünün C. Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedileceği; yine aynı maddenin 9. fıkrası uyarınca, 5237 sayılı TCK.nun 50/1. madde ve fıkrasının (a) bendine göre seçenek yaptırım olarak tayin olunan adli para cezaları saklı kalmak kaydıyla, adli para cezasından çevrilen hapsin infazının ertelenemeyeceği, bunun infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanamayacağı ve infaz aşamasındaki bu farklılıklar nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun da cezaların içtimaının düzenlenmediği de gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezaları ile doğrudan tayin edilen adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy