(765 S. K. m. 201) (5237 S. K. m. 35, 79) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Göçmen kaçakçılığı suçundan sanıklar Ahmet Metin, Mehmet Metin'in yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine dair Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.9.2005 tarih ve 79 esas, 224 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki C.Savcısı ve sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 9.6.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, suçun kanıtlanmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; ancak,
1- 765 s. TCK. nun 201/a maddesinin 2. fıkrasına göre eylem başka bir suç oluştursa bile göçmen kaçakçılığı suçundan ceza verileceği ve göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı, 5237 s. TCK. nun 79. maddesinde ise 765 s. TCK. nun 201/a-2 madde ve fıkrasındaki hükmünden farklı olarak göçmen kaçakçılığı suçunun tüm hallerine teşebbüs olanaklı olup, eylem başka bir suç oluştursa bile ayrıca cezalandırılacağına yönelik düzenlemenin yer almaması karşısında;
Olayımızda, sanıkların yasadışı yollardan Türkiye'ye giriş yapmış olup Yunanistan'a geçmek isteyen yabancı uyruklu göçmenleri İstanbul'dan Edirne'nin Meriç ilçesi Küplü Beldesi Bağlık mevkiine getirdikleri ve aracın lastiğinin patlaması sonucu güvenlik güçlerince yakalandıklarının anlaşılmasına göre; sanıkların kanıtlanan bu eylemlerinin göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı ve 5237 s. TCK. nun 79. maddesinin uygulanması halinde verilecek cezanın anılan kanunun 35. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilmesinin gerektiği gözetilerek, 5252 s. Kanunun 9. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya ait uygulaması gösterilip bundan sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun saptanarak hüküm kurulması gerekirken, böyle bir karşılaştırma yapılmaksızın yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Kabul ve Uygulamaya göre de;
a- Sabıkasız olan Sanık Ahmet Metin hakkında 5682 s. Kanuna aykırılık suçundan tayin edilen kısa süreli hapis cezasının süresi itibarıyla para cezasına veya başka bir tedbire çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
b- Sanıklar müdafiinin lehe olan hükümlerin uygulanması talebinin tayin edilen cezanın kısa süreli seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelemeyi de kapsadığı halde, bu konuda olumlu olumsuz karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafii ve C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı kısmen istek gibi BOZULMASINA, 11.04.2007 tarihinde 1 no.lu bozma nedeninde oyçokluğu, 2 no.lu bozma nedeninde oybirliği ile karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE: Sanıkların yurda kaçak yollardan girip ve yine kanuni olmayan yoldan yurtdışına çıkmak isteyen göçmenlere araç temin ederek İstanbul'dan alıp, yakalandıkları yere kadar taşımak suretiyle yurt dışına çıkmalarına imkan sağladıkları anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, çoğunluğun eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ait 1 no.lu bozma düşüncesine karşıyız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy