(765 S. K. m. 201/A, 343) (5237 S. K. m. 7, 35, 79, 206, 267, 268) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Göçmen kaçakçılığı, kimliği hakkında memura yalan beyanda bulunma suçlarından sanık Sedreddin Aytar'ın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ve zoralıma dair Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.9.2005 gün ve 294 esas, 319 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 16.6.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan soruşturma yapılan sanığın, olay yeri tutanağının düzenlenmesi ve ifadesinin alınmasında kolluk güçlerine kimliğini, gerçekte de var olan yakını İzzet Güneş'in kimlik bilgileri olarak vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, 765 sayılı TCK.nun 343/2., 5237 sayılı TCK.nun da 268. maddesinin yollaması ile 267/1. madde ve fıkralarında tanımı yapılan suçu oluşturduğu ve buna göre de 765 sayılı TCK.nun sanık lehine olduğu gözetilmeden, olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesi ile hüküm kurulması suretiyle noksan ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre kimliği hakkında memura yalan beyanda bulunma suçundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu suça ilişkin kurulan hükmün oybirliği ONANMASINA,
2- Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine; Ancak,
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; İtalya'ya gitmek isteyen Moritanya uyruklu 10 göçmeni İzmir ilinden alıp sevk ve idaresindeki kapalı kasa kamyonet araçla Ayvalık ilçesine götürmekte olan sanığın, Alibey Adası Çeşme mevkii Üstünkent Sitesi Patriça yol kavşağında kolluk güçlerince aracın durdurulması sonucu göçmenlerle birlikte yakalandığının anlaşılması karşısında, sanığın kanıtlanan bu eyleminin, göçmenlerin yurt dışına çıkarmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinden verilecek cezadan teşebbüs nedeniyle anılan Yasanın 35. maddesine göre dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirileceği gerekmekte olup, olaya 765 sayılı TCK.nun ve 5237 sayılı TCK.nun bir bütün halinde 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrası uyarınca ayrı ayrı uygulanarak bulunacak sonuç cezalara göre lehe yasanın belirlenmesiyle buna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy