(5237 S. K. m. 292)
Dava: Hükümlü Latif 'in 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinden yararlanma konusundaki vaki talep üzerine yapılan yargılama sonunda; hükümlülüğüne dair Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.12.2005 gün ve 246 esas, 137 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 26.6.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK. nun 292/2. madde ve fıkrasında, cebir ve tehdit kullanılarak suçun işlenmesi halinin düzenlendiği, sanığın hükümlü bulunduğu cezaevinin penceresinin demir parmaklıklarını keserek firara teşebbüs edip, cebir ve tehdit kullanmadığının anlaşılması karşısında; sanığa aynı yasa ve maddenin 1. ve 3. fıkraları uyarınca ceza tayini gerekeceğinin gözetilmemesi ve ayrıca cezaevi penceresinin demir parmaklıklarının kesilmesi nedeniyle mala zarar verme suçu gerçekleştiği halde, bu suçtan hüküm kurulmaması,
2- Kesinleşen kararda teşebbüs ve takdiri indirime ilişkin hükümler uygulandığı halde, uyarlamaya ilişkin kararda uygulanmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 03.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy