(765 S. K. m. 201/A) (5237 S. K. m. 35, 79) (5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 122) (647 S. K. m. 5)
Dava: Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık Şevket Arda'nın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne, ertelemeye ve zoralıma dair Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2005 tarih ve 305 esas, 373 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 3.11.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, suçun kanıtlanmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; Ancak,
I- Oluş ve dosya içeriğine göre yasadışı yollardan Türkiye'ye gelmiş ve buradan Yunanistan ülkesine gitmek isteyen 27 göçmeni evinin bahçesindeki ahırda bir süre barındırırken yapılan istihbari çalışmalar neticesi kolluk görevlilerince yakalandığı anlaşılan sanığın kanıtlanan bu eyleminin göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı, 765 sayılı TCK. nun 201/a maddesinin 2. fıkrasında göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı, 5237 sayılı TCK. nun 79. maddesinde ise, 765 sayılı TCK. nun 201/a-2 madde ve fıkrasındaki düzenlemeye yer verilmemesi sebebiyle göçmen kaçakçılığı suçunun tüm hallerine teşebbüsün olanaklı olduğu, 5237 sayılı TCK. nun 79. maddesinden verilecek cezadan teşebbüs sebebiyle anılan kanunun 35. maddesine göre dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirileceği gözönüne alınıp, olaya 765 sayılı TCK. nun ve 5237 sayılı TCK. nun bir tüm halinde 5252 sayılı Kanunun 9/3. madde ve fıkrası uyarınca ayrı ayrı uygulanarak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi ve buna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
II- Uygulamaya göre de;
29.12.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesiyle 647 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması karşısında, kaldırılan bu Kanunun 4786 sayılı Kanun ile değişik 5/5. madde ve fıkrası uyarınca ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 15.01.2008 tarihinde nitelendirmede oyçokluğu ile karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE
Sanığın suçunun, göçmenleri evinin bahçesindeki ahırda barındırmak suretiyle ve imkan sağlamak şeklinde tamamlandığı düşüncesinde olduğumdan, bu yönden sayın çoğunluk görüşüne kısmen katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy