(6136 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 308) (5237 S. K. m. 7, 50, 51) (647 S. K. m. 4, 6) (5083 S. K. m. 2) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve hürriyeti tahdit suçlarından haklarında dava açılan sanıklar Zafer Kaygusuz, Cumali Kaygusuz, Muzaffer Kaygusuz, Mustafa Akarslan, Hüseyin Kaygusuz'un yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar Cumali, Hüseyin'in 6136 s. Yasanın 13/1, TCK. nun 308/1. maddeleri uyarınca hükümlülüklerine ve zoralıma, sanıklar Zafer, Muzaffer, Mustafa'nın TCK. nun 308/2-3. maddesi uyarınca hükümlülüklerine dair Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.2005 tarih ve 401 esas, 371 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 10.11.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanıklar Cumali Kaygusuz ve Hüseyin Kaygusuz haklarında 6136 s. Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlere ait yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak,
1- Özel yasadan kaynaklanan temel ceza normu dışında, 5237 S. TCK. nun 50. ve 51. maddelerinin, 647 s. Kanunun 4. ve 6. maddelerine göre lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı göz önüne alınarak, sözü edilen lehe hükümlerin ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği göz önüne alınarak; 5252 s. Kanunun 9/3 madde ve fıkrasındaki lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü de gözetilip değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Uygulamaya göre de;
27.4.2005 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak 1.5.2005 gününde yürürlüğe giren 5335 s. Kanunun 22. maddesi ile 5083 s. Kanunun 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, sanıklara para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması gerektiğinin gözetilmemesi,
II- Bütün sanıklar hakkında kendiliğinden hak alma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların, sanık Muzaffer ile müdahil Hasan arasındaki alacak meselesini görüşmek üzere bürolarına çağırdıkları müdahilleri darp edip silahla tehdit ile ellerini ve ağızlarını bağlayarak alacağı tahsil etmek için ikna amacıyla bir süre yine tehditle büroda tuttuktan sonra salıvereceklerini söyleyerek sanık Muzaffer ile araca bindirdikleri, ancak müdahil İbrahim'in aracı karakola yakın bir yere götürmesi üzerine sanık Muzaffer'in kaçması ve müdahillerin kolluğa şikayetçi olması biçiminde gelişen olayda kişiyi hürriyetin yoksun kılma suçunun bütün öğeleri ile oluştuğu, sürdürülen uygulamaya göre özel kastın da gerekmediği gözetilmeden, suçun vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Buna göre de;
5237 s. Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 S. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Yasanın 12. maddesi ile 765 s. Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılması, 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 s. Yasanın 7. ve 5252 s. Yasanın 9. maddeleri uyarınca sanıkların hukuki durumunun 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasası hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı 2. bozma nedenine ait olarak CMUK. nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 22.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy