(5237 S. K. m. 80, 227) (765 S. K. m. 201, 436)
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Ukrayna uyruklu sanık T. A. ve eşi sanık H. A. 'nın Ukrayna uyruklu mağdureler V. D., T. G. ve G. D.'yu gezdirme teklifiyle yasal yollardan Türkiye'ye getirdikten sonra İstanbul da diğer sanık Y. A. ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen İsmet isimli kişiye teslim ettikleri, sanık Yakup ve ismet isimli kişinin de mağdureleri Silivri ilçesine getirip burada otel de ve kiraladıkları evde cebir ve tehdit ile fuhuşa yönelttiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminde 765 sayılı TCK'nın 201/b madde ve fıkrasındaki zorla çalıştırma veya hizmet ettirmek, esarete veya benzer uygulamalara tabi kılmak... şeklinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı, fuhuş yaptırmak maksadıyla insan ticareti suçunun düzenlendiği 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 3. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 80. maddesinin ise suç tarihinde yürürlükte olmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle fuhuş için tedarik suçundan suç tarihinde 21 yaşını bitirmemiş olan mağdureler V.D., G.D.'ye yönelik eylemlerinden 765 sayılı TCK'nın 436/2. fıkra, 1. cümlesi uyarınca mağdur sayısınca, suç tarihinde 21 yaşını bitirmiş olan mağdure T.G.'e yönelik eylemlerinden ise 765 sayılı TCK'nın 436/1. fıkra, 2 cümlesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, aynı yasanın 201 /b-1 madde ve fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Uygulamaya göre de;
765 sayılı TCK'nın sanıklar lehine olduğu kabul edilmesine göre lehe yasanın bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken ve takdiri indirim uygulanırken 765 sayılı TCK'nın 201 /b-1 ve 59/2. madde ve fıkralarının uygulanmasına karşın, hak yoksunluğunun uygulanması ve hüküm öncesi şahsi hürriyetlerinin sınırlı kaldığı günlerin cezalarından mahsup edilmesinde 5237 sayılı TCK'nın hükümlerinin uygulanması suretiyle lehe yasa uygulamasının karıştırılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar hakkında kurulan hükmün, ceza miktarı itibariyle CMUK'un 326/ son madde ve fıkrası gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.4.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy