(765 S. K. m. 456) (5237 S. K. m. 7, 179) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Hürriyeti tahdit suçundan haklarında dava açılan sanıklar Erdoğan Usta, Sedat Henden'in bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; 765 s. TCK. nun 456/4. maddesi uyarınca hükümlülüklerine dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2005 tarih ve 450 esas, 496 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtayca tetkiki müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 19.2.2007 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; ancak,
Sanıkların, kızkardeşlerine tecavüz ettiğini düşündükleri müdahili olay gecesi 21.00 sıralarında, denetimleri ve yönetimlerindeki araca zorla bindirip, yerleşim yeri dışında, ıssız bir yere götürüp 7 tarih iş ve güçten kalacak biçimde dövdükten sonra, yaralı bir biçimde bırakıp gittikleri, sabaha karşı kendine gelen müdahilin akrabasının yanında iki tarih dinlendikten sonra savcılığa şikayetçi olması şeklinde kanıtlanan olayda TCK. nun 179/2-son madde ve fıkrasında tanımı yapılan suçun bütün öğeleri ile oluştuğu, sürdürülen uygulamaya göre özel kastında gerekmediği gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yaralama olarak kabulüyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Buna göre de; 5237 s. Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Yasanın 12. maddesi ile 765 s. Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılması, 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 s. Yasanın 7. ve 5252 s. Yasanın 9. maddeleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasası hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 01.05.2007 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar Sedat Henden ile Erdoğan Usta'nın, müdahil sanık Ali Kufacı'ya yönelik hürriyeti tahdit ve müessir fiil suçlarını işledikleri hususunda müdahilin iddiası dışında delil bulunmadığı gibi, müdahilin tanık olarak bildirdiği Şefik Yeşil ile Haşim Henden'in bu iddiayı doğrular hiçbir beyanları olmamıştır. Müdahilin şikayet dilekçesindeki anlatımı ile aşamalardaki beyanlarında meydana gelen değişiklikler, öne sürdüğü olayın cereyan edip etmediğine dair tereddüt husule getirmiştir.
Sanıklar bütün aşamalarda suçlamayı kabul etmemişler, üstelik olayın geçtiği öne sürülen yer ve zamanda orada olamayacaklarını ifade eden tanıkları dinlenmiştir.
Ceza hukukunun temel prensiplerinden biri ve belki de en önemlisi şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Dosya kapsamı karşısında, sanıkların müsnet suçları işlediklerini duraksamaya yer vermeyecek şekilde kabul etmek mümkün değildir.
Sanıkların yazılı biçimde müessir fiil suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesini doğru bulmadığım gibi, sayın çoğunluğun suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü yönündeki görüşüne de katılmıyorum. Her iki suç yönünden de sanıkların mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve beraatlerine karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyim. 01.05.2007 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy