(765 S. K. m. 300) (5237 S. K. m. 293) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 6)
Dava: Firar suçundan sanık Adil Sulgun'un yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.6.2006 gün ve 216 esas, 224 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 19.2.2007 günü daireye gönderilmekle incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1 - Lehe olan kanun belirlemesinin hükmün gerekçe kısmında yapılması gerektiği gözetilmeden, infazda karışıklığa neden olabilecek şekilde hüküm fıkrasında hem 5237 sayılı TCK. nun, hem de 765 sayılı TCK. nun uyarınca değerlendirme ve uygulama yapılması,
2- Sanığın kaçtıktan 3 - 4 ay sonra teslim olduğunu savunması karşısında, kendiliğinden teslim olup olmadığı ve kaçtıktan ne kadar süre sonra teslimin gerçekleştiği hususları kesin biçimde saptanıp sonucuna göre 765 Sayılı TCK. nun 300. ve 5237 sayılı TCK. nun 293. maddeleri de tartışılarak 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca bir değerlendirilme yapılıp, lehe olan kanun belirlenerek bütünüyle uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması talebi karşısında, 647 sayılı Yasanın 6. maddesi hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık Adil Sulgun müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy