(5237 S. K. m. 170) (5326 S. K. m. 36)
Genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan sanık A.'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun l70/1-c, 62. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 50/1 -d maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının 1 yıl süre ile her türlü düğüne, alkollü içki tüketilen yere ve toplantıya gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine, aynı kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.12.2005 gün ve 20051537 Esas, 200511397 Karar sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 264/7. maddesinde düzenlenen suçla ilgili olarak benzer bir olay hakkında vermiş olduğu 02.06.2005 tarihli ve 2004/3811 Esas, 2005/3998 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın silah vasfında bulunmayan (kurusıkı) gaz tabancası ile düğün yerinde havaya ateş etmekten ibaret eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1. maddesinde düzenlenen, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçunu oluşturmayıp, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinden düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01.03.2007 gün ve 10718 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığı'ndan 14.03.2007 gün ve KYB/2007-46027 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Silah niteliğinde bulunmayan kurusıkı tabir edilen tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267/7 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/I-c madde-fıkrasında tanımlanan, içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, ancak eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinin (1) fıkrasında tanımlanan suç kapsamında kalmakla Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01.03.2007 gün ve 10718 sayılı yazılarına atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.03.2007 gün ve 46027 sayılı kanun yararına bozma talepli ihbarnamesi içeriği yerinde görüldüğünden Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.12.2005 gün ve 2005/537 Esas ve 2005/1397 Karar sayılı kararının CMK.'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve cezanın ortadan kaldırılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığı'na tevdiine, 02.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy