(5237 S. K. m. 7, 59, 62) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; ancak,
1- Gerekçeli kararda, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/2-c madde, fıkra ve bendine aykırılık yapılması,
2- 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddesinde de lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında; 5237 sayılı TCK'nun da tekerrür sebebiyle ceza artırımı öngörülmediği ve 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi hükmü 765 sayılı TCK'nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek lehe hükümlerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık müdafiinin, lehe hükümlerinin uygulanması talebinin taksitlendirmeyi de kapsadığı gözetilmeden, bu hususta olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Y. Ç. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi BOZULMASINA, 24.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy