(5237 S. K. m. 62, 170, 174)
Dava: Mala zarar verme, patlayıcı madde bulundurma suçlarından sanık İsmail K.'nın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 3.10.2006 gün ve 454 esas, 40 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 19.1.2007 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre Mala zarar verme ve patlayıcı madde bulundurma suçlarından kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine; Ancak,
1- Sanığın, müdahilin evinin önündeki boşluğa patlayıcı madde atıp patlatmak suretiyle müdahilin evinin camlarını kırılmasına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrası ile de hüküm kurulması,
2- Kriminal Polis Laboratuvarından alınan 24.8.2006 tarihli rapor içeriğine göre sanığın evinde bulundurduğu mazot ile sıkıştırılmış klorat içeren el yapımı 2 adet patlayıcı maddenin cins ve miktar bakımından önemsiz sayılması gerektiği gözetilmeden TCK. nun 174/3 madde ve fıkrası yerine aynı maddenin 1. fıkrası ile hüküm kurulması,
3- Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden, sadece başka indirim maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına denilmek suretiyle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı TCK. nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi ile patlayıcı madde bulundurmak suçundan kurulan hükümde ise talep bulunmasına rağmen TCK. nun 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4- Sanık hakkında iddianameye konu olan tehlikeli madde bulundurmak suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulmuş olmasına rağmen hukuki fazlalık olacak şekilde aynı suçtan C. Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 16.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy