(5271 S. K. m. 135, 160, 161, 309) (2803 S. K. Ek m. 5) (2937 S. K. m. 6) (Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik m. 2, 3)
Dava: Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen hazırlık soruşturması ile ilgili olarak, suç örgütü kurdukları yönünde haklarında iddia bulunan
ve
.. telefon kayıtlarının tespit edilmesine yönelik olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesine göre izin verilmesine dair talebin, Bodrum 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.3.2006 tarihli ve 2006/104 müteferrik sayılı kararı ile reddedilmesine ilişkin karara yapılan itiraz üzerine, mercii Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesince itirazın reddine dair 3.4.2006 tarih ve 2006/39 müteferrik sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 3.10.2005 tarihli ve 2005/14969-20489 sayılı kararında belirtildiği üzere, soruşturma evresinde şüphelinin kullandığı telefonuyla yaptığı görüşmelere ilişkin detay bilgilerinin, yani telefonla yapılan bağlantıların kimlerle ve ne zaman yapıldığının belirlenmesi anlamına gelen tespitin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 6. fıkrası kapsamı dışında bırakıldığı, bu nedenle hangi suça ilişkin olursa olsun şüpheliye ait telefondan kimlerle ne zaman görüşüldüğüne dair tespitin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135/1. maddesi uyarınca hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla mümkün olduğunun açıklanması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135/1. maddesinde tespit kararı verme yetkisinin hakime ait olması sadece acele hallerde bu yetkinin Cumhuriyet Savcılarınca kullanabileceğinin belirtilmesine binaen, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.6.2006 gün ve 25192 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından 11.7.2006 gün ve KYB/2006-139814 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğinden; Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbari çalışma neticesinde Bodrum Turgut Reis belde ve köylerinde vatandaş ve esnaf üzerinde baskı kurmak suretiyle zor ve tehditle çek ve senet tahsilatı yapma, haraç toplama, tehdit etme ve tefecilik yapmak suretiyle örgüt kurdukları iddiası ile şüpheliler Yunus Ş. ve arkadaşları hakkında Bodrum Başsavcılığınca Sulh Ceza Mahkemesinden adı geçenlerin telefonları ile, adlarına kayıtlı bulunan diğer GSM numaralarının CMK. nun 135. maddesi gereğince tespiti ve 1.1.2005-30.3.2005 tarihleri arasında yaptıkları görüşmelerin arayan ve aranan şeklinde ayrı ayrı sayısal olarak tespitinin istenmesi üzerine Bodrum 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.3.2006 gün ve 2006/104 müt. sayılı karar ile tespit talebinin, CMK. nun 135/1. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, tespit edilmesinden kastedilen dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi olup bu nedenle yürütülen suçla ilgili olarak arayan ve aranan numaraların tespitine yönelik mahkeme kararma gerek bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, bu karara karşı Başsavcılıkça, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinin CMK. nun 135/6. madde ve fıkrasında belirtilen katalog suçlara yönelik olup bunun haricindeki tespitlerin mümkün olduğundan söz edilerek itiraz edildiği ve itiraz mercii olan Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 3.4.2006 gün ve Müt. No: 2006/39 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK. nun koruma tedbiri olarak, demokratik kurumları korumak amacı ile mutlak zorunluluk bulunması koşuluyla CMK. nun 135. maddesinde belirtilen katalog suçlara yönelik olarak iletişimin dinlenmesine ilişkin olarak yasal düzenlemenin getirildiği, bu yasal düzenlemenin, telekomünikasyon yolu ile yapılan (iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kaydedilmesini) içerdiği, bunun dışındaki uygulamada dış bağlantı verileri adı verilen, konuşmanın içeriğine müdahale edilmeksizin kimler arasında ve hangi saatte yapıldığına ilişkin bilgilerin elde edilmesi ve buna ilişkin olarak tespit talebinin, CMK. nun 135. maddesi hükümlerine tabi olmadığı, (telefonla taciz, hakaret) gibi olayların aydınlatılması amacına yönelik haberleşme hizmeti sunan kurum tarafından yapılan, konuşmaları ücretlendirmek amacı ile tutulan bu bilgilerden yararlanılmasına, CMK. nun 135. maddesinin engel oluşturmadığı, bu nedenlerle talebin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği ve bu kez de kanun yararına bozma yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Yasanın 135/1. madde ve fıkrasında Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmalarda, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C. Savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir kayda alınabilir. C. Savcısı, kararı derhal hakimin onayına sunar ve hakim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir, sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir C.Savcısı tarafından derhal kaldırılır denmektedir.
Bodrum Başsavcılığı talebinin iletişiminin tespitine ilişkin olduğunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.
5271 sayılı CMK. nun 135/1. madde ve fıkrası kapsamında yer alan iletişimin tespiti, TBMM Adalet Komisyonu gerekçesinde belli bir telefon numarasından kimlerin ne zaman arandığı, konuşmanın ne kadar süreyle yapıldığı, elektronik posta yoluyla kimlerle iletişim kurulduğu hususlarının tespitinden ibarettir şeklinde tanımlanmıştır.
Telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına dair usul ve esaslar ve telekomünikasyon iletişim başkanlığının kuruluş görev ve yetkileri hakkındaki yönetmeliğin 2. maddesinde, bu yönetmeliğin 2259 sayılı Kanunun ek 7. maddesi, 2803 sayılı Kanunun ek 5. maddesi, 2937 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 135. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş, 3/f. maddesinde ise; iletişimin tespiti, iletişimin içeriğine müdahale etmeden iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu, iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemler olarak öngörülmüştür.
CMK. nun 160. maddesinin 1. fıkrasında da Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamı davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gereğini araştırmaya başlar. 2. fıkrasında Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür Anılan yasanın 161. maddesinin 1. fıkrasında ise Cumhuriyet Savcısı, doğrudan veya emrindeki adli kolluk görevleri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabilir; yukarıdaki maddede yazılı sonuçlara varmak için bütün kamu görevlilerinden her türlü bilgiyi isteyebilir. Cumhuriyet Savcısı, adli görevi gereğince nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında bir işlem yapmak ihtiyacı ortaya çıkınca, bu hususta o yer Cumhuriyet Savcısından söz konusu işlemi yapmasın: ister. 2. fıkrasında da Adli kolluk görevlileri, el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet Savcısına derhal bildirmek ve bu Cumhuriyet Savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür. 3. fıkrasında Cumhuriyet Savcısı, adli kolluk görevlilerine emirleri yazılı; acele hallerde, sözlü olarak verir. (Ek cümle; 25.5.2005-5353/24 md) Sözlü emir, en kısa sürede yazılı olarak da bildirilir. 4. fıkrasında Diğer kamu görevlileri de, yürütülmekte olan soruşturma kapsamına ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeleri, talep eden Cumhuriyet Savcısına vakit geçirmeksizin temin etmekle yükümlüdür. Hükümleri yer almaktadır.
Bu durumda dosya münderecatı ve yasal düzenlemeler karşısında C. Savcısının, iletişimin tespiti uygulamasını 5271 sayılı CMK. nun 160 ve 161. maddelerinde öngörülen genel soruşturma yetkisi çerçevesinde değerlendirerek çözüme kavuşturması olanaklıdır;
Sonuç: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbarnamesinde ileri sürülen sebep bu itibarla yerinde görülmediğinden talebin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy