(5271 S. K. m. 170, 174)
Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan şüpheli S
hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İzmir cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen 1.11.2007 tarihli ve 2007/92607 soruşturma, 2007/3532 esas, 2007/14432 sayılı iddianamenin 5271 sayılı ceza Muhakemesi Kanunun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı kanun 174. maddesine gereğince iadesine dair İzmir
. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2007 tarihli ve 2007/506 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İzmir
.. Ağır ceza mahkemesinin 15.11.2007 tarihli ve 2007/903 müteferrik sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Tüm evrak kapsamına göre 5271 sayılı ceza muhakemeleri kanunun 170/3 maddesinde iddianamede hangi hususların gösterileceği, aynı kanunun 174/1 maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin ifadesinin alınmamasının bulunmadığı kaldı ki şüpheli hakkında çeşitli mahkemelerce verilen yakalanma emirleri olduğunun anlaşılması karşısında, ifadesinin mahkemece de alınmasının mümkün bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25/12/2007 gün ve 65376 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından 21.01.2008 gün ve KYB/2008-2565 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı ceza muhakemesi kanunun 174. maddesinin 1. fıkrasında mahkeme tarafından iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilerek aynı fıkranın (a,b,c) bentleri uyarınca iddianamenin iadesine karar verileceği düzenlenmiştir. 1412 sayılı CMUK'ta olmayan İddianamenin iadesi kurumu, kamu davasının tek ya da zorunlu olduğunda birbirini izleyen oturumlarda ve mümkünse bir günde sonuçlandırılmasını gerçekleştirmeye dönük olarak düzenlenmiş olmakla, hukuksal olarak geçerli ve yeterli kanıtların toplanmasından ve dava koşullarının oluşmasından sonra, tüm yönleri ile doğru ve eksiksiz olarak iddianame düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Olması gerekenin soruşturma evresinin uzunluğu ve kovuşturmanın ise kısa sürede sonuçlanarak ceza adaletinin ve adil yargılanma hakkının bütünüyle sağlanmasının bu şekilde gerçekleşebileceğine benzer düşünceler madde gerekçesine de yansımış bulunmaktadır. Şüphelinin ifadesinin alınmaması iddianamenin iadesi nedeni olarak görülmemiş ve kararlara yansımış ise de incelenen dosya içeriğinden anlaşıldığına göre polis fezlekesinin 26.10.2007 tarihinde cumhuriyet savcılığına geldiği, sadece şüphelinin nüfus ve sabıka kaydı dosyaya konulduktan sonra suç tarihi olan 11.10.2007 olan iddianame ile 1.11.2007 tarihinde kamu davası açıldığı görülmektedir. İzmir
.. Asliye Ceza Mahkemesince 12.11.2007 tarih ve 2007/506 sayılı kararla iddianamenin iadesine karara verilirken gösterilen gerekçe ile mezkur karara karşı yapılan itiraz sonucu aynı yer 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ret gerekçesindeki hususlar isabetli olmakla Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.12.2007 gün ve 65376 sayılı yazılarına atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 21.01.2008 tarih ve 2565 sayılı kanun yararına bozma istemli ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden CMK'nun 309. maddesi uyarınca talebin REDDİNE, dosyanın yüksek adalet bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 07.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy