(5271 S. K. m. 170, 174) (5237 S. K. m. 32)
Dava: Çocuğunu terk etmek suçundan şüpheli N. T. hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 4.4.2008 tarihli ve 2008/7748-3698 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair Kayseri 1. Sulh Ceza mahkemesinin 17.04.2008 tarihli ve 2008/425 iddianame sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 1.5.2008 tarihli ve 2008/112 değişik sayılı kararıyla ilgili olarak;
Yasa yararına bozma isteyen tebliğnamede; şüphelinin şizofren hastası olduğu ekte sunulan raporlardan anlaşıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ceza ehliyetine engel durumu olup olmadığı yolunda rapor alınmasında zorunluluk bulunduğu ve söz konusu raporun mevcut bulunmadığından bahisle iddianamenin iadesine, keza itirazında soruşturma evresinde ne adres araştırması nede yakalama emri düzenlenmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Kanun'un 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği,
Soruşturma aşamasında şüphelinin şizofren hastası olduğu, ekte sunulan raporlardan anlaşıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ceza ehliyetine engel durumu olup olmadığı yolunda rapor alınmasında zorunluluk bulunması hususunun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı gibi bu hususun yargılama evresinde mahkeme tarafından da tamamlanabileceği ve şüpheli hakkında adres araştırması yapılmaması ve yakalama emrinin çıkartılmamasının iade konusu yapılamayacağı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 11.06.2008 gün ve 2008/33144 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 1.7.2008 gün ve KYB/2008-132380 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: CMK. nun 174/1. maddesinde Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a- 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b- Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c- Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. hükmü öngörülmektedir.
5271 sayılı CMK. nun 170/3-a maddesi ise Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a- Şüphelinin kimliği,
b- Müdafii,
c- Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d- Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi,
e- Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f- Şikayette bulunan kişinin kimliği,
g- Şikayetin yapıldığı tarih,
h- Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i- Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j- Suçun delilleri,
k- Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir. hükmünü içermektedir.
Bu madde hükmü uyarınca, akıl hastası olabileceği düşünülen şüphelinin cezai ehliyetinin ve suça ilişkin algılama yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilişkin belirlemenin iddianamenin zorunlu koşulu olmadığı, akıl hastalığına ilişkin raporun 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesinde belirtilen suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil niteliği de taşımadığı, şüphelinin akıl hastalığına ilişkin raporun gerek görüldüğünde tensip kararı ile ya da yargılama evresinde hakim tarafından da alınabilmesinin mümkün olması karşısında, söz konusu raporun alınması, keza soruşturma evresinde ne adres araştırması nede yakalama emri düzenlenmediği gerektiği gerekçesiyle verilen iddianamenin iadesine ilişkin kararı ile bu karara yönelik itirazın reddi kararı yasaya aykırıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.05.2008 tarihli ve 2008/112 değişik sayılı iddianamenin iadesine ilişkin yapılan itirazın reddi kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasına, dosyanın gereği için ilgili mahkemeye gönderilmesine, 17.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy