(5237 S. K. m. 215) (5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dava: Suçu ve suçluyu övmek suçundan şüpheliler H. Ş. ve 7 arkadaşı haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/12/2007 günlü ve 2007/4701-1576-723 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Elbistan 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 19/12/2007 günlü ve 2007/497 iddianame inceleme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ait Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2007 günlü ve 2007/141 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay Altıncı Ceza Dairesinin 27/12/2005 günlü ve 2005/16219-12658 sayılı benzer bir ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin nüfus kaydının ve adli sicil kaydının iddianameye eklenmemesi hususlarına yer verilmediği, sözü edilen hususların kovuşturma evresinde de ilgili mahkeme tarafından temin edilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı biçimde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.2.2007 tarih ve 9900 sayılı yasa yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından 13.3.2008 tarih ve KYB/2008-48018 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sonuç: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesinde şüphelinin nüfus kaydının ve adli sicil kaydının iddianameye eklenmesi hususlarına yer verilmediği, anılan maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen iddianamenin iade edileceğinin yazıldığı, 170/1-a bendinde de şüphelinin kimliğinin iddianameye yazılmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, ancak soruşturma evrakı incelendiğinde şüpheli H. A.'ın kimliğinin dosyada bulunan Diyarbakır 2 no.lu DGM'nin 1997/312 esas ve 2001/318 sayılı kararına uygun olarak yazıldığının görüldüğü ve adli sicil kaydının da iddianamenin yazıldığı tarihte aynı tarihi taşıyan belgeyle eklendiği görüldüğünden şüphelinin kimliğinin kuşkuya yer kalmayacak ölçüde açık olması ve gerektiğinde mahkemenin de getirtebileceği nazara alınarak Elbistan 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2007 gün ve 2007/497 sayılı iddianamenin reddine ait kararına vaki itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz ve bu sebeple de Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.2.2008 tarih ve 9900 sayılı yazılarına atfen Yargıtay C. Başsavcılığının yasa yararına bozma istemini içeren 13.3.2008 gün ve 48018 sayılı ihbarname içeriği yerinde görülmekle Elbistan 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2007 gün ve 2007/141 müteferrik sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, evrakın Yüksek Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy