(5237 S. K. m. 197) (765 S. K. m. 59, 81, 316, 318) (5252 S. K. m. 5) (5083 S. K. m. 2)
Dava: Hükümlüler A.Ö., C.A. haklarında 5237 sayılı TCK.'nun lehe hükümlerinden yararlanma konusunda vaki talep üzerine yapılan inceleme sonunda; C.A. hakkında uyarlama talebinin reddine; A.Ö. hakkında hükümlülüğüne ve müsadere dair Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 21.01.2008 gün ve 2006/118 esas, 2008/6 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelemesi hükümlüler müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 17.10.2008 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre hükümlü C. A. müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5252 sayılı Yasa'nın 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi ve 27.04.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasa'nın 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, hükümlüye para cezası tayin edilirken her aşamada bir Türk Lirası küsurunun atılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.'nun 321. maddesi gereğince istem gibi (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.'nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlü hakkında 765 sayılı TCK.'nun 316/4, 318, 59/2 ve 81/1 madde ve fıkraları uyarınca tayin edilen sonuç ağır para cezasının 58 Türk Lira adli para cezası olarak ifadesi suretiyle adı geçen sanık hakkındaki hükmün oybirliği ile (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
2- Hükümlü sanık A.Ö. hakkındaki hükme yönelik temyizin incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre hükümlünün suça konu on sekiz adet sahte on milyonluk banknotu evinde bulundurması, iki adet sahte on milyonluk banknotu ise dosyanın diğer sanıklarından R. K. aracılığı ile piyasaya sürmesi biçimindeki eyleminin, 765 sayılı TCK.'nun 316 ve 5237 sayılı TCK.'nun da 197/1. madde ve fıkrasına aykırılık oluşturduğu gözetilerek anılan her iki yasa hükümleri birbirleriyle karşılaştırıldığında; 5237 sayılı TCK.'nun da 197/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunacak hapis cezasının alt haddi bakımından hükümlü lehine ise de; somut olayda hükümlünün, taklit veya tağyirde iştiraki olmaksızın taklit veya tağyir eden kimse veya mutavassıt ile anlaşmaksızın suça konu sahte parayı piyasaya sürme biçiminde gerçekleşen eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK.'nun 316. maddesiyle birlikte 318. maddesinin de uygulanacağı göz önüne alındığında hükmolunacak hapis cezalarının alt haddi bakımından 765 sayılı TCK.'nun da hükümlü lehe bulunduğu gözetilmeden, olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK.'nun 197/2. madde ve fıkrasıyla hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık A. Ö. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy