(6136 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 7, 51, 58, 170) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 6)
Dava ve Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a) Karar tarihindeki yasal düzenlemelere göre hükmolunan temel adli para cezasının 450 Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK.'nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, tekerrürün, 5237 sayılı TCK.'nun da artırım nedeni olarak düzenlenmediği ve aynı yasanın 7/3. madde ve fıkrası uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin de uygulanamayacağı, ayrıca 5237 sayılı TCK.'nun 51. maddesi hükmünün 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre lehe erteleme koşulları taşıdığı göz önüne alınıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak, denetime elverişli şekilde karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a) 5237 sayılı TCK.'nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK.'nun 7/2. madde ve fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur, aynı maddenin 3. fıkrasına göre de, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç, infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır hükümlerinin düzenlenmiş bulunması karşısında, bu hükümlere aykırı olarak, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı TCK.'nun 58. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy