(765 S. K. m. 102, 104, 179) (1412 S. K. m. 223, 317, 321, 322) (5237 S. K. m. 7, 109) (5252 S. K. m. 9)
Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık N. hakkında verilen 13.11.2003 tarihli ilk hüküm temyiz edilmeyerek kesinleştiği, diğer sanıklar N., M. ve Ş. hakkındaki hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.7.2005 gün 2004/7318 esas 2005/7728 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıkların hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, gerekçesiyle bozulduğu, hükümlü N. hakkındaki hükme ilişkin olarak başvuru üzerine veya re'sen uyarlama yapılması mümkün iken, hakkında tekrar yargılama yapılarak yeniden hüküm kurulmuş olması hukuki değerden yoksun fazlalık olup yok hükmünde bulunduğundan, hükümlü N. müdafiinin 29.5.2008 tarihli karara ilişkin temyiz isteğinin CMUK. nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle REDDİNE,
2- Sanıklar N., M. ve Ş. hakkında fuhuşa aracılık etme suçundan kurulan hükme ilişkin olarak;
Sanıkların üzerine atılı suçunun temas ettiği yasa maddesindeki cezanın üst sınırına ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4. ve 104/2. maddelerine göre, dava 7 yıl 6 aylık zamanaşımına tabi olup suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususta karar verilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK. nun 322. ve 765 sayılı TCK. nun 102/4, 104/2. madde ve fıkraları gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle CMK. nun 223. maddesi de gözetilerek oybirliği ile, istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Sanıklar N., M. ve Ş. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre, kendi cinsel arzularını tatmin gayesiyle hareket etmeksizin, başkalarıyla fuhuş yaptırmak amacıyla mağduru cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun bırakma şeklinde gerçekleşen sanıkların eylemlerine, 5237 sayılı TCK. nın 109/5. madde ve fıkrasını uygulama olanağının olmadığı, 765 sayılı TCK. nun 179/2-3 ve 5237 sayılı TCK. nun 109/2-3. madde ve fıkraları uyarınca yapılan karşılaştırmada da; sonuç ceza bakımından hapis cezaları aynı olmakla beraber 765 sayılı TCK. nun 179/2-3. madde ve fıkralarının ayrıca para cezası da içerdiği ve buna göre de 5237 sayılı TCK. nun daha lehe olacağı gözetilmeden, yazılı biçimde 765 sayılı TCK. nu uyarınca uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar N., M. ve Ş. müdafiileri ile müdahil Ö. vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 16.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy