(5271 S. K. m. 83, 170, 309)
Dava: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılıktan şüpheli Muharrem Turgut hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/12/2007 tarihli ve 2007/21165-7643-2903 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunu'nun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/01/2007 tarihli ve 2007/992 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2008 tarihli ve 2008/23 değişik iş sayılı kararı dosyası ile ilgili olarak;
Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğuna dair keşif veya bilirkişi raporuna ilişkin delilin toplanmadığı ve gözaltı ile tutuklama tarihlerinin iddianamede gösterilmediği gerekçe gösterilerek iddianame iade edilmiş ve itirazda reddedilmiş ise de;
1- 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçundan dolayı kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında tüm delillerin toplanmış bulunduğu, keşif hususunun ise hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla, onun takdirinde yapılan delil toplama işlemi olduğu, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 83 ve devamı maddelerinde de bu hususa işaret edilerek keşfin, hakim veya mahkeme veya naip hakim ya da istinabe olunan hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacağının öngörüldüğü, kural olarak keşfin hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda keşif yapılmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya Cumhuriyet Savcısınca farklı değerlendirilebileceği, Cumhuriyet savcısını sadece gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu yetkisinin bulunduğu, mümkün olduğunca, gecikme halinde delilin kaybolması ya da değişmesi söz konusu olacaksa ve derhal hakim tarafından keşif yapılma olanağı bulunmuyorsa, Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılması gerektiği, aksi halde bu hükmün geniş yorumlanarak, gecikmesinde sakıncalı hal olup olmadığına bakılmaksızın her olayda Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif yapılması gerekeceği, somut olayda suçun 14/12/2007 tarihinde işlenmiş olduğu gözönüne alındığında gecikmesinde sakınca bulunan halden söz edilemeyeceği,
2- Şüphelinin gözaltına alınmadığı, nezarethanede kalmadığı ve tutuklu bulunmadığı, 14/12/2007 günü saat 22:50'de polis tarafından matbu yakalama tutanağı düzenlenip dosya arasında bulunan Cumhuriyet Savcısı ile yapılan görüşme, alınan emirler ve onay tutanağında açıkça belirtildiği üzere, şüphelinin ifadesinin alınıp salıverilmesi talimatı doğrultusunda 15/12/2007 tarihinde saat 01.49 itibariyle şüphelinin ifadesinin tamamlandığı ve salıverildiği, dolayısıyla saat 22:50'den 01:19'a kadar sadece ifade alma ve diğer evrak muamelesi için şüphelinin karakolda bulunmasının iddianame başlığında gösterilmeye yetecek herhangi bir gözaltı veya tutukluluk sayılamayacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.3.2008 gün ve 17409 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 7.5.2008 gün ve KYB/2008-80955 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Soruşturma aşamasında ele geçen suç konusu tabanca ve eklerinin emanete alınıp kaydının yapıldığı, şüphelinin ifadesinin alındığı, nüfus ve sabıka kayıtları getirtilip ve iddianame düzenlenerek davanın açıldığı anlaşılmakla; keşfin hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla onun takdirinde yapılan delil toplama işlemi olduğu, 5271 sayılı CMK. nun 83. maddesinde, kural olarak keşfin hakim veya mahkeme tarafından yapılacağının belirtildiği, sadece gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C.Savcısının yetkisinin bulunduğu öngörülmekle somut olayda suçun niteliği gözönüne alındığında gecikmesinde sakınca bulunan halden söz edilemeyeceği, mahkemenin yargılama aşamasında da keşif yaparak veya uzman bilirkişi marifetiyle suç konusu tabanca ve ekleri üzerinde inceleme yaptırabileceği ve ayrıca soruşturma evraklarının incelenmesinde şüphelinin gözaltında kalmadığı veya tutuklanmadığı, yakalandığı 14.12.2007 günü saat 22.50'den ifadesi alınıp serbest bırakıldığı 15.12.2007 günü saat 01.49'a kadar sadece ifadesinin alınması ve evrakların tamamlanması için karakolda kaldığı, bununda iddianame başlığında bulunması gerekli olan gözaltı tarihi olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmekle; Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesince, Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin aynı yer C.Başsavcılığının 28.12.2007 gün, 2007/21165 soruşturma, 2007/643 esas, 2007/2905 nolu iddianamesinin iadesine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.1.2008 gün 2008/23 değişik iş sayılı ve kesin olarak verilen itirazın reddine ilişkin kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesinin temini için Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 09.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy