(6136 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 50, 53, 62) (5271 S. K. m. 34, 232, 309)
Dava: Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın almak veya taşımak veya bulundurmak suçundan sanık D. A.'nın, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 50. maddeleri uyarınca 375 yeni Türk lirası ve 6.000 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesinin (c) bendinde sayılan haklardan koşullu salıverilme tarihine, a-b-d-e bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına dair A 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 4.11.2008 tarihli ve 2008/442-1129 sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin benzeri bir olay sebebiyle vermiş olduğu 9.4.2007 tarihli ve 2007/3365-2892 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesine göre belli haklardan yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için kişi hakkında hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında anılan maddedeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.4.2009 gün ve 23369 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 20.5.2009 gün ve KYB/2009-107076 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: CMK'nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
İnceleme konusu hükümde, yasa yoluna müracaat şekillerine yer verilmemesi suretiyle anılan yasa maddelerine aykırılık yapılmıştır. Bu nedenle sanığa yapılan karar tebliği de yöntemine uygun değildir ve karar kesinleşmemiştir. Yerel mahkeme tarafından, sanığa hakkındaki hükme ilişkin başvuracağı yasa yolu, mercii ve süresi, bu yasa yoluna ne şekilde başvurabileceği ve temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususları tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmek suretiyle kararın yöntemine uygun olarak yeniden tebliği ve şayet temyiz edilmez ise karar kesinleştirilerek, olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir.
Sonuç: Adalet Bakanlığının 17.4.2009 gün ve 2009/23369 sayılı istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen 20.05.2009 gün ve 2009/107076 sayılı ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden istemin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesinin temini için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy