(2709 S. K. m. 76) (6136 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 59, 72) (647 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 309) (5352 S. K. Geç. m. 2)
Dava: 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık H. A.'un, 6136 Sayılı Kanunun 13/1, 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2, 72 ve 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 650.000.000 Türklirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.10.1999 tarihli ve 1999/495 esas. 1999/595 Sayılı kararını müteakip, hükümlünün adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulüne, arşiv kaydının silinmesine ilişkin Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.9.2010 tarihli ve 1999/495 esas. 1999/595 Sayılı ek kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;
5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 Sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasa'nın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin. Cumhuriyet başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir. şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin 6136 Sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve 5352 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.12.2010 gün ve 73822 Sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 14.1.2011 gün ve KYB-2010/332385 Sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesinde, suç tarihi gözönüne alınarak aynı Yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşullar düzenlenmiş olmakla, talep sahibi H. A.'unmahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda bulunduğu, bu sebeple yürürlükten kaldırılan 3682 Sayılı Adli Sicil Kanununun 8. maddesinde belirlenen koşullar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara dair adli sicil kayıtlarının mahkemece verilen silme kayıtlarına dayanılarak ve Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adli sicil kaydından çıkarıldığı, belirtilen madde metinlerinde affa uğramış olsalar bile ibaresi bulunan, başta Anayasa'nın 76. maddesi ile özel kanunlarda sayılan suç ve cezaların ise 5352 Sayılı Kanunun 10. maddesine göre istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanunun 12. maddesinde sayılan koşullar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, sözü edilen bu durum karşısında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, bu kaydın arşiv kayıtlarından çıkarılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.9.2010 gün, 1999/595 karar sayılı ek kararının C.M.K.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy