(5237 S. K. m. 52, 154) (5271 S. K. m. 231, 309)
Dava: Hakkı olmayan yerlere tecavüz suçundan sanık H. T.'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1-2, 52/2. maddeleri gereğince 8 ay hapis ve 336,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-9. maddesi gereğince sanığın en geç 31.04.2010 tarihine kadar tecavüzüne son vererek suç sonucu sebep olunan zararı gidermesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Akşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/244-812 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 8.12.2009 tarihli ve 2009/996 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.03.2010 tarihli ve 2009/20675 esas, 2010/4596 sayılı ilamında belirtildiği üzere, sanığın köy merasına tecavüz olarak kabul edilen eyleminden dolayı, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1-2, 52/2. maddeleri gereğince 8 ay hapis ve 336,00 yeni Türk lirası adli para cezası verilmesini müteakip, sanığın en geç 31.04.2010 tarihine kadar tecavüzüne son vererek suç sonucu sebep olunan zararı gidermesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesinde yer alan Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. şeklindeki düzenleme karşısında, 6. maddenin (c) bendinde belirtilen mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının derhal yerine getirilemediği hallere mahsus olmak üzere, zararın giderilmesini sağlamak amacıyla şartlı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, oysa ki sanığın eyleminden dolayı meydana gelen maddi bir zararın varlığı tespit edilmeden, işlenen suçun niteliğine aykırı olarak suç işlemeyi kılacak 31.04.2010 tarihine kadar süre tanıyan şart belirlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.12.2010 gün ve 73940 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 14.01.2011 gün ve KYB-2010/339975 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
Türk Milleti Adına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesinde yer alan Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir şeklindeki düzenleme karşısında, 6. maddenin (c) bendinde belirtilen mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının derhal yerine getirilemediği hallere mahsus olmak üzere, zararın giderilmesini sağlamak amacıyla şartlı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231/6 ve 9. fıkralarına yanlış anlam verilerek 31.04.2010 tarihine kadar dava konusu taşınmaza sanığın tecavüzünü haklı kılacak biçimde 31.04.2010 tarihine kadar tecavüzüne son vererek, suç sonucu sebep olunan zararı gidermesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 14.12.2010 gün ve 14222/73940 sayılı kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C. Başsavcılığı'nın ihbarnamesinde yer alan bozma içeriği bu nedenle yerinde görülmekle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2009 gün ve 2009/996 Değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy