(5237 S. K. m. 50, 51) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Hükümlü M.S.T.'nin 5237 sayılı TCK.'nun lehe hükümlerinden yararlanma konusunda vaki talep ile bozma üzerine yapılan yargılama sonunda; hükümlülüğüne ve müsadereye dair (İSTANBUL) 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 25.11.2008 gün ve 2008/192 esas, 2008/905 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 17.02.2011 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.'nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca; 5237 sayılı TCK.'nun 50. ve 51 maddelerinin, 647 sayılı Yasa'nın 4. ve 6. maddelerine göre lehe erteleme koşulları ve seçenek yaptırımlar taşıdığı göz önüne alınıp, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sonuçta istem gibi (BOZULMASINA), 13.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy