(5237 S. K. m. 7, 50, 51, 53) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava ve gereği görüşüldü:
1- Sanık hakkında mala zarar verme ve tehdit suçlarından tayin olunan adli para cezasının tutarına göre hüküm, karar tarihinde yürürlükte olan 5219 sayılı Yasayla değişik CMUK. nun 305. ve 5237 sayılı TCK. nun 50/5 inci madde ve fıkrası hükmü uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin CMUK. nun 317 nci maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,
2- Sanık hakkında genel güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın misafirlerinin mağdur A. V.'na ait otelde hesabı ödememeleri sebebiyle bu şahısların otel çıkışlarının yapılmasından sonra, sanığın tabancayla otele doğru ateş etmesi biçimindeki eyleminin silahlı tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde genel güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması,
b- Sanık müdafinin aşamalardaki, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteğinin 5237 sayılı TCK. nun 50, 51 inci maddelerin uygulanması talebini de kapsadığı halde, bu konuda bir karar verilmemesi,
c- TCK. nun 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, 1 inci fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkıyla vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
3- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a- 5237 sayılı TCK. nun 7/2 nci madde ve fıkrasıyla 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkrası gereğince olay ve uygulama itibariyle 765 sayılı TCK lehe olduğu halde, hak yoksunluğunun uygulanmasını gerektirir biçimde 5237 sayılı TCK. nu ile uygulama yapılması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
b- Sanık müdafinin aşamalardaki lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteğinin 647 sayılı Yasanın 4, 6 ncı maddelerin uygulanması talebini de kapsadığı halde, bu konuda bir karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan (2-a) nolu bozma yönünden ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak CMUK. nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca bozulmasına, 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy