(5271 S. K. m. 231) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8) (YCGK. 29.05.2007 T. 2007/6-110 E. 2007/120 K.) (YCGK. 29.05.2007 T. 2007/6-111 E. 2007/121 K.)
Dava: Hükümlü hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun lehe hükümlerinden yararlanması konusundaki vaki taleple bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; önceki hükmün aynen infazına dair Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2008 gün ve 2004/238 esas. 2004/496 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 17.2.2011 günü daireye gönderilmekle incelendi. Gereği düşünüldü:
Karar: Ceza Genel Kurulu'nun 29.5.2007 gün, 2007/6-110-2007/120 ve 2007/6-111-2007/121 Sayılı kararlarında da belirtildiği üzere 5252 Sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına göre, ister genel prensip uyarınca duruşmalı yargılamada, isterse ayrıksı yöntem olarak evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilen uyarlama kararları hüküm niteliğinde ve temyizi kabil olduklarından, tebliğnamedeki temyiz isteğinin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Cezanın kişiselleştirilmesi gerektiğinden duruşma açılarak 5728 Sayılı Kanunun 562 nci maddesiyle değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesi ve bu maddenin 6 ncı fıkrasına 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle eklenen cümle gözetilerek, koşullarının varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması.
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı C.M.U.K.nun 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy