(5237 S. K. m. 31, 50, 170) (5326 S. K. m. 18, 36) (5271 S. K. m. 309) (YHGK 26.06.2007 T. 2007/8-143 E. 2007/155 K.)
Dava: Genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan sanık O. C. Ş.'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c, 31/2 nci maddeleri gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1 inci maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2006 tarihli ve 2006/104-539 sayılı kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
1- Kişiler üzerinde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde kuru sıkı tabancayla havaya ateş etmek seklinde kabul edilen eylemi sebebiyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.06.2007 tarihli ve 2007/8-143 esas, 2007/155 sayılı kararında da belirtildiği üzere, silah niteliğinde bulunmayan kuru sıkı tabancayla havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesi kapsamında değil, başkalarının huzur ve sükûnunu bozucu davranışları yaptırıma bağlayan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1 inci maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma suçunu oluşturduğu gibi, anılan Kanun'un 18 inci maddesi gereğince kabahatin konusunu oluşturan veya islenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyelinin kamuya geçirilmesine ancak, kanunda açık hüküm bulunması hallerinde karar verilebileceği anılan Kanun'un 36 ncı maddesinde ise bu hususta bir düzenleme olmadığı hususları nazara alındığında, sanığın idari para cezasıyla cezalandırılması ve kuru sıkı tabancanın da iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan ve suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3 üncü maddesi uyarınca aynı maddenin 1 inci fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309 uncu maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.05.2012 gün ve 32292 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 18.06.2012 gün ve KYB/2012/152265 sayılı ihbarnamesiyle dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar: Gereği görüşüldü:
1- Sanığın kuru-sıkı tabancayla ateş etme eylemi, 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımı yapılan içinde ateşli silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36 ncı maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma suçunu oluşturduğu, ancak sanığın 15 yaşından küçük olması nedeniyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca hakkında idari para cezası uygulanamayacağı gibi anılan Yasanın 18 inci maddesi gereğince kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak kanunda açık hüküm bulunması hallerinde karar verilebileceği, 36 ncı madde de ise bu hususta bir düzenleme olmadığı, ayrıca ve kuru-sıkı tabancanın da iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan ve suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3 üncü maddesi uyarınca aynı maddenin 1 inci fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerekliliği,
Sonuç: Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, sanık hakkında Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.11.2006 tarih ve 2006/104-539 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy