(5395 S. K. m. 35) (5237 S. K. m. 265) (Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 20)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, C.Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35 ve bu Kanunun uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddeleri uyarınca suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk yönünden sosyal inceleme raporu alınması, buna gerek görülmemesi halinde ise gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi,
Yüklenen suçun birden fazla kişi birlikte olacak şekilde işlendiği kabul edildiği halde TCK'nın 265/3. maddesinin uygulanmaması,
Hüküm fıkrasında yargılama giderine ilişkin olarak, infazda tereddüde yol açacak şekilde "00,00 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan payları oranında alınarak Hazine'ye irad kaydedilmesine" ibaresine yer verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca bozulmasına, 15.01.2015 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy