(AİHS. m. 9, 10, 17) (2709 S. K. m. 13, 14, 25, 26, 90) (6352 S. K. Geç. m. 1) (5237 S. K. m. 50, 53) (SÜREK - TÜRKİYE DAVASI) (ZANA - TÜRKİYE DAVASI) (KIZILYAPRAK - TÜRKİYE DAVASI) (YURTTAŞ - TÜRKİYE DAVASI) (ABDULLAH AYDIN - TÜRKİYE DAVASI)
Dava ve Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihine göre 6352 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- İşlenmiş bir suçun veya işlemiş olduğu bir suçtan dolayı bir kişinin alenen övülmesi TCK.nun 215. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Kişinin, işlediği suç nedeniyle övülmesi, bu kişinin işlediği suçun da övüldüğünü göstermektedir.
Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 90/5. maddesinde yer alan Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarda kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. hükmü uyarınca 19.03.1954 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 10.03.1954 tarih ve 6366 sayılı Yasa ile onaylanmış bulunan İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi (AİHS), iç hukukumuzun uyulması zorunlu bir parçası haline gelmiştir.
Sözleşmenin 9. maddesinde din ve inanç hürriyeti, 10. maddesinde ifade hürriyeti, 11. maddesinde örgütlenme hürriyeti düzenlenmiştir. Bu üç madde; sözleşmenin genel amacı olan çoğulcu demokratik rejim için toplumda hoşgörünün sağlanarak çoğulcu demokrasinin yerleştirilmesi ve geliştirilmesine yönelik hükümlerdir.
İfade hürriyeti, bilgi verme ve bilgi edinme hürriyeti sözleşmenin 10. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak kamu makamlarının müdahaleleri olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü, haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar , ikinci fıkrasında ise, Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın ve ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir. denilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında, kamuyu ilgilendiren sorunların kamuya açık olarak tam bir serbestlik içerisinde tartışılabilmesi, şiddeti teşvik eden eylemler hariç bu tartışmanın boyutlarının Devlet organları tarafından maksimuma çıkarılması gerektiği vurgulanmaktadır. Süreklilik gösteren bu kararlarda, kamuoyunun bir bölümünün ve hatta çoğunluğun hoşuna gitme- yen, ürkütücü, şok edici, fikirlerin de sözleşmenin 10. maddesi tarafından korunduğu belirtilmektedir. (Handyside / Birleşik Krallık, Castells / İspanya vb. Kararlar)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında, ifade hürriyetinin iki istisnası olduğuna işaret edilmektedir. Birinci istisna şiddeti teşvik edici ve övücü söylemler, ikinci istisna ise azınlıklara karşı nefret söylemidir. Bunun için önce yazı veya sözün içeriğine bakılmalıdır.
Yazı veya Sözler;
a) Şiddet, bir araç olarak öngörüyorsa,
b) Kişileri hedef gösterip kanlı bir intikam istiyorsa,
c) Benimsenen düşünceler için şiddete başvurmanın meşru olduğu ileri sürülüyorsa,
d) İnsanda saldırgan duygular uyandıracak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtıyorsa,
İfade hürriyetinden yararlanmayabilir. (Sürek / Türkiye, no.1 Büyük Daire, no 26682/95, Güzel ve Özer / Türkiye, 6 Temmuz 2010 kararı)
Yazı veya sözün kim tarafından, nerede, nasıl bir ortamda, hangi koşullar altında yazıldığı veya söylendiği değerlendirilmelidir. Mahkeme yakın ve mevcut tehlike ölçütüne yaklaşarak sözleri söyleyen kişinin ne kadar etkili olduğu, söylenilen yer ve zaman bakımından söylenenlerin şiddet yaratmaya müsait olup olmadığına bakılması gerektiğini kabul etmektedir. (Zana / Türkiye, 25 Kasım 1997 kararı)
İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun esaslı temellerinden birini oluşturup, toplumun ilerlemesi ve her bir bireyin gelişimi için temel koşullardan biridir. İfade özgürlüğü, sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız görülen veya ilgilenmeye değmez bulunan haber ve düşünceler için değil, fakat aynı zamanda aleyhte olan, çarpıcı gelen ve rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olup, bunlar olmaksızın demokratik toplum olamaz. Sözleşme'nin 10. maddesinde belirtildiği üzere, bu özgürlüğün istisnaları vardır; ancak bu istisnalar dar yorumlanmalıdır. (23.09.1994 tarihli Jersild - Danimarka kararı; 21.01.1999 tarihli Janowski - Polanya kararı; 25.11.1999 tarihli Nilsen ve Johnsen - Norveç kararı; 25.07.2001 tarihli Perna - İtalya kararı).
Bu kapsamda şiddete, silahlı direnmeye veya isyana teşvik niteliği taşıyan yaklaşımlar ile azınlıklara yönelik nefret söylemi içeren açıklamalar sözleşmenin koruduğu ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. (02.10.2003 tarihli Kızılyaprak - Türkiye kararı; 27.05.2004 tarihli Yurttaş - Türkiye kararı; 09.03.2004 tarihli Abdullah Aydın - Türkiye kararı)
Yazının içeriğine, şiddeti teşvik edip etmediğine, yazının hangi bağlamda yayınlandığına, yani şiddeti yaratmaya elverişli olup olmadığına bakılmalıdır. (Gözel ve Özel / Türkiye, 6 Temmuz 2010 kararı)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 13, 14, 25, 26 ve AİHS'nin 9/2, 10/2, 17. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde Devlet yahut halkın bir bölümü için rahatsız edici, hoşa gitmeyen, kural dışı, endişe verici, fakat şiddet ve şiddet kışkırtıcılığı içermeyen nitelikteki, sözler de ifade hürriyeti kapsamındadır.
Somut olayda, sanıkların infaz hakimliği önündeki savunmalarında; Şiddeti, silahlı direnmeyi veya ayaklanmayı teşvik eden ifadelerin kullanılmadıkları, işlenen bir suçu yahut işlediği suç nedeniyle kişiyi övücü nitelikte bulunmayan, başka bir hükümlü hakkında sayın denilerek onun infaz koşulları ile ilgili kendi değer yargılarını içeren düşüncelerini açıklayan sanıkların eyleminde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/5. maddesi uyarınca uygulanması gereken Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Skaka / Polonya - 27 Mayıs 2003, Korku / Türkiye - 23 Eylül 2003 tarihli kararları da gözetildiğinde yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Uygulamaya göre de;
a) Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmedikleri anlaşılan sanıklar O. B., A. İ., Ç. B. ve E. Ç.'ye tayin olunan 25'er gün hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Sonuç açıklanan nedenlerle; sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
OSMANİYE
3. SULH CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2012/446
KARAR NO: 2012/397
C.SAVCILIĞI ESAS NO: 2012/1382
SUÇ: Suçu ve Suçluyu Övmek
SUÇ TARİHİ: 07/03/2012
SUÇ YERİ: OSMANİYE/MERKEZ
KARAR TARİHİ: 13/04/2012
Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında mahkememizde yapılan yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
İDDİA: Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2012 tarih ve 2012/2773 soruşturma, 2012/1382 esas, 2012/586 sayılı iddianamesinde; Osmaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmakta olan yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanıkların Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 07/03/2012 tarihli duruşmasında ve 21/03/2012 tarihli Savcılık ifadelerinde PKK terör örgütü elebaşısı A. Ö. hakkında Sayın A. Ö., önderimiz ibarelerini kullanarak üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasıyla TCK-215/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Mahkememizde kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA: Sanık Ç. B. Mahkememizce Alınan Beyanında : Ben Osmaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kalmaktayım, soruşturmaya dahil diğer koğuş arkadaşlarımla beraber disiplin soruşturması geçirdik, cezaevi idaresi tarafından hakkımızda disiplin cezası verildi, verilen disiplin cezasına itiraz ettik, bunun neticesinde Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 2012/57 esas sayılı dosyası kapsamında ifademiz alındı, bu ifadede ben bana okumuş olduğunuz mahkeme zaptında geçen ibareleri kullandım, A. Ö. hakkında önderimiz ibaresini kullandım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum CMK 231. Maddesi kararı hakkında beyanda bulunmak istemiyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık O. B. Mahkememizce Alınan Beyanında : Ben Osmaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kalmaktayım, soruşturmaya dahil diğer koğuş arkadaşlarımla beraber disiplin soruşturması geçirdik, cezaevi idaresi tarafından hakkımızda disiplin cezası verildi, verilen disiplin cezasına itiraz ettik, bunun neticesinde Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 2012/57 esas sayılı dosyası kapsamında ifademiz alındı, ben ifademde her ne kadar arkadaşlarımın beyanlarına katılıyorum şeklinde ifade kullanmış isem de ben bu ifadem de A. Ö.a sayın A. Ö. ve önderimiz ibaresini kullanan arkadaşlarıma katıldığımı belirttim bu ibarelerin her biri bende kullanıyorum şu anda da sayın öcalan ibaresini kullanıyorum bana göre bu ibareleri kullanmakta suç değildir üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum CMK 231. Maddesi kararı hakkında beyanda bulunmak istemiyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Y. O. Mahkememizce Alınan Beyanında: Ben Osmaniye İnfaz Hakimliğinde hakkımda kalmakta olduğum Osmaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumu tarağından verilen disiplin cezasına itiraz etmek sebebiyle alınan ifademde mahkeme zaptında geçtiği üzere sayın A. Ö. ibaresini kullandım, bana göre bu ibareyi kullanmakta suç değildir üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum CMK 231. Maddesi kararı hakkında beyanda bulunmak istemiyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık A. İ. Mahkememizce Alınan Beyanında: Ben Osmaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kalmaktayım, soruşturmaya dahil diğer koğuş arkadaşlarımla beraber disiplin soruşturması geçirdik, cezaevi idaresi tarafından hakkımızda disiplin cezası verildi, verilen disiplin cezasına itiraz ettik, bunun neticesinde Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 2012/57 esas sayılı dosyası kapsamında ifademiz alındı, bu ifadede ben bana okumuş olduğunuz mahkeme zaptında geçen ibareleri kullandım, A. Ö. hakkında sayın A. Ö. ibaresini kullandım, ancak bu ibarenin suç olduğunu düşünmüyorum, ben dışarıdaki bir şahsa da sayın ibaresini kullanırım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Aynı zamanda Sayın ibaresini kullanmak suç değildir. Bu şekilde daha bir çok kimsede hitap etmektedir. Bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime karar verilsin. CMK 231. Maddesi kararı hakkında beyanda bulunmak istemiyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık E. Ç. Mahkememizce Alınan Beyanında: Ben Osmaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kalmaktayım, soruşturmaya dahil diğer koğuş arkadaşlarımla beraber disiplin soruşturması geçirdik, cezaevi idaresi tarafından hakkımızda disiplin cezası verildi, verilen disiplin cezasına itiraz ettik, bunun neticesinde Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 2012/57 esas sayılı dosyası kapsamında ifademiz alındı, bu ifadede ben bana okumuş olduğunuz mahkeme zaptında geçen ibareleri kullandım, A. Ö. hakkında sayın A. Ö. ibaresini kullandım, ancak bu ibarenin suç olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben bu şahsiyet hakkında sempati duyuyorum, bu şahsa değer veriyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum CMK 231. Maddesi kararı hakkında beyanda bulunmak istemiyoruz. Ben bu düşüncenin suç olduğuna inanmıyorum. Beraatine karar verilmesini talep ediyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER: Mahkeme Suç Duyurusu Zaptı, Sanık Savunmaları, Olayla ilgili tutulan tutanaklar, sanıklara ait hazırlık ifade tutanakları, sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları, dosyada bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2012 tarih ve 2012/2773 soruşturma, 2012/1382 esas, 2012/586 sayılı iddianamesinde; Osmaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmakta olan yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanıkların Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 07/03/2012 tarihli duruşmasında ve 21/03/2012 tarihli Savcılık ifadelerinde PKK terör örgütü elebaşısı A. Ö. hakkında Sayın A. Ö., önderimiz ibarelerini kullanarak üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasıyla TCK-215/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Mahkememizde kamu davası açılmıştır.
Sanıkların her biri, mahkememiz huzurunda alınan savunmalarında, Osmaniye İnfaz Hakimliği'nin 2012/57 E sayılı dosyasında vermiş oldukları ifadelerinin doğru olduğunu ve mahkemem huzurunda suça konu ifadeyi kullandıklarını kabul etmişlerdir.
Öncelikle bu suçun oluşabilmesi için, failin işlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu bir suçtan dolayı bir kişiyi alenen övmesi gerekmektedir. İşlenmiş olan bir suçun failini veya kanuna uymayan kişiliğini, sırf suç işlemesi sebebiyle övme halinde cezalandırılmaktadır. Suç işlemiş olan kişinin övülmesi halinde, aslında bu kişi aracılığıyla işlenmiş olan suç cezalandırılmaktadır. Aynı zamanda, suçu alenen yani başka kimselerinde duyabileceği, haberdar olabileceği şekilde açıklanmaları gerekmektedir. Söz konusu somut olay irdelendiğinde; sanıklar üzerlerine atılı suçu, Osmaniye İnfaz Hakimliği'nin 2012/57 E. ve 2012 K. Sayılı ilamı ile de sabit olduğu üzere, yargılama sırasında mahkeme huzurunda alenen gerçekleştirmişlerdir. Aynı zamanda sanıklar suç işlediği sabit bulunan PKK terör örgütü lideri A. Ö.' a Sayın diye hitap etmekle hem bu şahsı övüp yüceltmekteler, hem de gerçekleştirmiş olduğu suçları, eylemleri övmektedirler. Tüm bu anlatılanlar ışığında sanıkların üzerlerine atılı Suçu ve Suçluyu Övmek suçunu işlemiş oldukları anlaşıldığından, TCK'nun 215/1 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilerek, haklarında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarı kısımda açıklandığı üzere;
A) 1- Sanık O. B.'un üzerine suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği sabit olduğundan,5237 SY.TCK 61 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 215(1) maddesi uyarınca takdiren 30 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2- Sanığa verilen cezadan, failin yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 SY.TCK 62 (1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3- Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4-Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçdan dolayı TCK.nun 53. maddesi gereğince hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak ayrı ayrı;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, (Koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına)
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
5- Sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından sanığa verilen HAPİS CEZASININ 5237 sayılı TCK 51 (1) maddesi uyarınca ERTELENMESİNE YER OMADIĞINA ,
6- CMK-231/6-a ve b maddesinde belirtilen Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, şartlarının gerçekleşmediği dikkate alınarak, sanık hakkında CMK-231/5 ve devamı maddelerinde belirtilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B) 1- Sanık Y. O.'ın üzerine suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği sabit olduğundan,5237 SY.TCK 61 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 215(1) maddesi uyarınca takdiren 30 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2- Sanığa verilen cezadan, failin yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 SY.TCK 62 (1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3- Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4- Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçdan dolayı TCK.nun 53. maddesi gereğince hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak ayrı ayrı;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, (Koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına),
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
5- Sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından sanığa verilen HAPİS CEZASININ 5237 sayılı TCK 51 (1) maddesi uyarınca ERTELENMESİNE YER OMADIĞINA ,
6- CMK-231/6-a ve b maddesinde belirtilen Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, şartlarının gerçekleşmediği dikkate alınarak, sanık hakkında CMK-231/5 ve devamı maddelerinde belirtilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
C) 1- Sanık A. İ.'ın üzerine suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 SY.TCK 61 maddesi uyarınca ,suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi,sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 215(1) maddesi uyarınca takdiren 30 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2- Sanığa verilen cezadan, failin yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 SY.TCK 62 (1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3- Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4- Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçdan dolayı TCK.nun 53. maddesi gereğince hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak ayrı ayrı;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, (Koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına),
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
5- Sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından sanığa verilen HAPİS CEZASININ 5237 sayılı TCK 51 (1) maddesi uyarınca ERTELENMESİNE YER OMADIĞINA ,
6- CMK-231/6-a ve b maddesinde belirtilen Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, şartlarının gerçekleşmediği dikkate alınarak, sanık hakkında CMK-231/5 ve devamı maddelerinde belirtilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
D) 1- Sanık Ç. B.'ın üzerine suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 SY.TCK 61 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 215(1) maddesi uyarınca takdiren 30 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2- Sanığa verilen cezadan, failin yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 SY.TCK 62 (1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3- Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4- Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçdan dolayı TCK.nun 53. maddesi gereğince hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak ayrı ayrı;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, (Koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına),
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
5- Sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından sanığa verilen HAPİS CEZASININ 5237 sayılı TCK 51 (1) maddesi uyarınca ERTELENMESİNE YER OMADIĞINA ,
6- CMK-231/6-a ve b maddesinde belirtilen Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, şartlarının gerçekleşmediği dikkate alınarak, sanık hakkında CMK-231/5 ve devamı maddelerinde belirtilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
E) 1- Sanık E. Ç.'nin üzerine suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği sabit olduğundan,5237 SY.TCK 61 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 215(1) maddesi uyarınca takdiren 30 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2- Sanığa verilen cezadan, failin yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 SY.TCK 62 (1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3- Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4- Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçdan dolayı TCK.nun 53. maddesi gereğince hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak ayrı ayrı;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, (Koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına),
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
5- Sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından sanığa verilen HAPİS CEZASININ 5237 sayılı TCK 51 (1) maddesi uyarınca ERTELENMESİNE YER OMADIĞINA ,
6- CMK-231/6-a ve b maddesinde belirtilen Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, şartlarının gerçekleşmediği dikkate alınarak, sanık hakkında CMK-231/5 ve devamı maddelerinde belirtilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
F) Yargılama sebebiyle yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, Sanıkların yüzüne karşı kararın tebliğ edildiği tarihden itibaren 7 gün içinde, mahkememize verilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine yapılacak sözlü müracaatın yazıya geçirilmesi suretiyle, Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, itiraz edilmediği taktirde kararın kesinleşeceğine dair verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/04/2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy